İşçinin işe geç gelmesi süreklilik niteliği kazandıysa işveren daha önce bu konuda işçiye ihtar da vermiş olmak şartı ile işçinin iş akdini sona erdirmesi mümkündür. İşe geç gelmek alışkanlık hâline gelmiş ve işyeri düzenini bozmuşsa geçerli fesih sebebi oluşturur; ancak bu durum feshi otomatik şekilde haklı sebepli hale de getirmez, somut olaydaki koşullara göre işveren kıdem ve ihbar tazminatı ödemek zorunda da kalabilir, buna karşılık işçi işe iade talebinden sonuç alamaz. Birkaç kez yaşanan veya mazerete dayanan gecikmeler fesih sebebi sayılmaz.
Yasal Dayanak
4857 sayılı İş Kanunu m. 18 hükmü uyarınca, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, “işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe” dayanmak zorundadır.
Kanunun gerekçesinde, işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli sebeplere örnek olarak “sık sık işe geç gelmek ve işini aksatarak işyerinde dolaşmak” hâli açıkça sayılmıştır.
Geçerli Fesih ile Haklı Fesih Arasındaki Ayrım
Bu ayrım, işçinin tazminat hakkı bakımından belirleyicidir.
| Geçerli fesih (m. 18) | Haklı fesih (m. 25/II) | |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | Ödenir | Ödenmez |
| İhbar tazminatı | Ödenir | Ödenmez |
| İşe iade davası | Açılabilir, ancak sonuç alınamaz | Açılamaz |
İşe geç gelme, m. 25/II-g hükmündeki devamsızlık boyutuna ulaşmadığı sürece geçerli fesih sınırında kalmaktadır. Devamsızlık bakımından kanunda öngörülen ölçüt açıktır: işçinin ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde tatil gününü izleyen iş gününde iki kez ya da bir ay içinde üç iş günü işe devam etmemesi aranmaktadır. Bu ölçütün aşılması hâlinde işveren tazminatsız fesih hakkını kullanabilir. Geç gelme ise işe hiç gelmeme niteliğinde olmadığından, direkt olarak işçinin tazminat hakkını engellemeyecektir.
Aranan İki Şart
Birincisi, davranışın alışkanlık hâline gelmiş olmasıdır. Birkaç kez yaşanan gecikmeler, mazereti bulunan durumlar veya süreklilik göstermeyen olaylar geçerli fesih sebebi oluşturmaz. Aranan husus, davranışın tekrarlanarak bir düzen niteliği kazanmasıdır.
İkincisi, davranışın işyerinde olumsuzluğa yol açmış olmasıdır. Gecikme, işyeri disiplinini veya iş akışını fiilen bozmuyorsa tek başına fesih sebebi sayılmaz.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: İşe giriş çizelgeleri alışkanlığın ispatında esas alınmıştır
- Somut Olay
İşçinin iş sözleşmesi; işe geç kalma alışkanlığının sürmesi, çalıştığı birimde liyakatinin bulunmaması ve verimsiz çalışması gerekçeleriyle feshedilmiştir. İşçi, bu gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesi istemiyle dava açmıştır.
- İlk Derece ve İstinaf Aşaması
Mahkemece, işyeri özlük dosyasında verimsizliğe ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı belirtilmiş; ancak dosyada bulunan işe giriş çizelgelerinden işçinin mesai saatlerine riayetsizliği alışkanlık hâline getirdiği tespit edilmiştir. Buna rağmen dava kabul edilmiştir. Kabul gerekçesi, yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin geç gelme alışkanlığı hâlinde feshe gidilebilmesi için altı aylık süre içinde dört disiplin cezası verilmesini, aynı eylemin beşinci kez tekrarlanması hâlinde üç günlük yevmiye kesme cezası uygulanmasını, feshin ancak altıncı seferde yapılabilmesini öngörmesi ve bu sıraya uyulmamış olmasıdır. Bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
Daire, toplu iş sözleşmesindeki kademeli disiplin düzenlemesinin işyeri düzenine ilişkin olduğunu ve sendika üyesi olsun olmasın tüm işçilere uygulanması gerektiğini kabul etmekle birlikte, bu düzenlemeye uyulmamasına sonuç bağlamamıştır:
“…fesih için geçerli sebep teşkil edecek bu davranışların varlığı hâlinde sırf ilgili usuli düzenlemeye uyulmamış olması feshin geçerliliğini ortadan kaldırmaz.”
“Mahkemece tespit edildiği üzere, dosya kapsamında yer alan işe giriş çizelgelerinden işe geç gelmeyi alışkanlık hâline getirdiği sabit olan davacının bu eylemi, işyeri disiplini ve işleyişini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte bulunduğundan feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir.”
- Karar
Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış, dava reddedilmiştir.
Emsal Karar 2: İhtardan sonra yeni bir ihlal gerçekleşmemişse fesih geçersizdir
Bu karar doğrudan işe geç gelme olayından kaynaklanmamaktadır; ancak işçi davranışına dayalı her fesihte uygulanan ihtar kuralını en açık biçimde ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“İş sözleşmesinin işçinin davranışı nedeniyle geçerli bir şekilde feshedilebilmesi için, işçinin kendisine verilen ihtardan sonra bir defa daha yükümlülüğünü ihlal teşkil eden davranışta bulunması gerekir. İşçiye verilen ihtardan sonra yeni bir yükümlülük ihlali meydana gelmemişse, sırf ihtara konu olan davranışa dayanılarak iş sözleşmesi geçerli bir şekilde feshedilemez. Çünkü ihtarın verilmesiyle işveren, ihtara konu olan davranış nedeniyle iş sözleşmesini feshetme hakkından örtülü olarak feragat etmiş bulunmaktadır.”
Daire, feshin son çare olması ilkesini de aynı kararda hatırlatmıştır:
“Davranış nedeniyle fesih, ancak, sözleşmeyi sona erdirmeye oranla daha hafif bir çare söz konusu olmadığında gerekli olur. Ölçülülük ilkesinin ihtardan başka diğer bir aracı da çalışma yerinin değiştirilmesidir.”
- Karar
Somut olayda Daire, işçinin kendisine yasak olduğu bildirilen işlemleri daha önce uyarılmasına rağmen sürdürdüğünü belirterek davranışın haklı neden ağırlığında olmasa da geçerli neden oluşturduğunu kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararlarını bozarak ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Emsal Karar 3: Edimin eksik veya kötü ifası, görevi yapmamakta ısrar niteliğinde değildir
Daire, geçerli fesih sebeplerine ilişkin yerleşik listesini bu güncel kararında da aynen tekrarlamış olup, “sık sık işe geç gelmek ve işini aksatarak işyerinde dolaşmak” hâli bu listede yer almaktadır. Kararın asıl değeri ise, uygulamada sıkça karşılaşılan nitelendirme hatasını ortaya koymasıdır.
- Somut Olay
Mağaza yöneticisi olarak çalışan işçinin iş sözleşmesi, “yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar etmesi” gerekçesiyle, yani m. 25/II-(h) uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. Dosya kapsamında, ihtarlara dayanak yapılan envanter açıklarının bir kısmının dış hırsızlıktan, bir kısmının ise personel yetersizliğinden kaynaklandığı; düzenlenen ihtarnamelerin büyük bölümünün aynı tarihi taşıdığı saptanmıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“…fesih bildirimine konu olan envanter açığı verilmesi şeklindeki son olayın, esasen görevi yerine getirmemekte ısrar olarak değil iş görme ediminin eksik veya kötü ifa edilmesi mahiyetinde olduğu kabul edilmelidir. İşgörme ediminin eksik veya kötü ifası, ancak bu nedenle zarar oluştuğu yahut iş sağlığı ve güvenliği tehlikeye düştüğü takdirde işverene haklı nedenle fesih imkânı verir. Aksi takdirde devamlılık göstermeyen iş görme edimini ifa etmeme, edimin eksik veya kötü ifası gibi hâller geçerli birer fesih nedenidir.”
- Karar
Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış; kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi hatalı bulunarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşçi tarafında en sık karşılaşılan hata, geç gelme olgusunun tümüyle inkâr edilmesidir. İşe giriş kayıtları dosyada bulunduğu hâlde yapılan inkâr, iddianın bütününe duyulan güveni zedelemektedir. Daha isabetli savunma, gecikmelerin mazerete dayandığını, süreklilik göstermediğini veya ihtardan sonra tekrarlanmadığını ortaya koymaktır.