Prim, işçiyi daha verimli çalışmaya özendirmek amacıyla işverence ödenen ve ücretin eki niteliğinde bulunan bir ödemedir. Prim hakkı iş sözleşmesinden, toplu iş sözleşmesinden veya düzenli ödemelerle oluşan işyeri uygulamasından doğmaktadır. Prim uygulamasının varlığını ve koşullarını işçi, primin ödendiğini ise işveren ispatlamakla yükümlüdür. Prim alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir.
Yasal Dayanak
4857 sayılı İş Kanunu m. 32 ücreti geniş biçimde tanımlamakta ve primi ücretin eki olarak saymaktadır:
“Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.”
“Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir.”
Aynı maddenin son fıkrası zamanaşımını düzenlemektedir:
“Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.”
Gününde ödenmeyen prim, ücretin eki olduğundan m. 34 uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faize tabidir.
Prim Alacağında İspat ve Hesap Esasları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Prim uygulamasının varlığı | İşçi ispatlar | 9. HD E. 2025/8605 |
| Primin ödendiği | İşveren ispatlar; banka kaydı esastır | 9. HD E. 2025/8605 |
| İşveren kayıtlarının sunulmaması | Kesin süre verilir; sunulmazsa işçinin beyanı kabul edilebilir | 9. HD E. 2022/3716 |
| Emsal işçi | Organizasyon şemasında eşdeğer konumdaki işçi alınır | 9. HD E. 2023/21469 |
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: İşveren kayıtları sunmazsa işçinin beyanı esas alınabilir
- Somut Olay
Bir bankada mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak dokuz yıl çalışan işçi, her yıl başarı primi aldığını, ancak 2016 yılı ile iş sözleşmesinin feshedildiği 2017 yılının ilk iki ayı için kendisine prim ödenmediğini, aynı konumdaki diğer genel müdür yardımcılarına ise ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkeme, emsal işçilere ilişkin kayıtları sunması için işverene kesin süre vermiş, ancak kayıtların sunulmamasının sonuçlarını hatırlatmamıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Primin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece prim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.”
“... kesin süre içinde 2017 ve 2018 yıllarında davacı ile emsal nitelikteki Genel Müdür Yardımcılarına yapılan ödemelere ilişkin kayıtların ibrazı halinde bilirkişilerce gerekli inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre, aksi halde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220 nci maddedeki usul gözetilerek duruma göre davacının mali işler genel müdür yardımcısı olarak çalıştığından mali işlere dair verileri bildiğinden davacı tarafın beyanı kabul edilerek uyuşmazlık çözüme kavuşturulmalıdır.”
- Karar
Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmıştır.
Emsal Karar 2: Emsal işçi, işçiyle eşdeğer konumda bulunmalıdır
- Somut Olay
Yaklaşık yirmi iki yıl muhasebe müdürü olarak çalışan işçi, 2006-2008 yıllarında kendisine prim ödendiğini, bu ödemelerin işyeri uygulamasına dönüştüğünü ve sonraki yıllara ait primlerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, prim alacağını işçiye ve emsal olarak gösterilen dört işçiye yapılan ödemelerin ortalamasına göre hesaplamıştır. Daire bu kararı bozmuş, bozmaya uyularak yeniden yapılan hesaplama bu kez onanmıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
Karar, Dairenin önceki bozma gerekçesini şöyle aktarmaktadır:
“... emsal olarak alınan işçilerden birinin Mali ve İdari İşler Grup Başkanı (Genel Müdür Yardımcısı), diğer üç işçinin ise koordinatör pozisyonunda olup bu işçilerin, işyeri organizasyon şemasında davacıya göre daha üst konumda yer aldıkları ve davacı işçinin emsali olarak kabul edilmelerinin isabetsiz olduğu, bu nedenle işyeri organizasyon şeması gözetilip emsal gösterilen dava dosyasındaki prim belirleme yöntemi ve davacının geçmiş yıllarda aldığı prim oranları da dikkate alınarak prim alacağının tespit edilmesi gerektiği ...”
- Karar
Bozmaya uyularak verilen karar onanmıştır.
Emsal Karar 3: Prim uygulamasının varlığını işçi ispatlamalıdır
- Somut Olay
Saç ekim hemşiresi olarak çalışan işçi, aylık 10.000 TL prim aldığını ve bir dönem primlerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Yazılı delil sunulmamış; davacı tanıklarından biri prim miktarını bilmediğini, diğeri primlerin yapılan işe göre değiştiğini beyan etmiş, davalı tanığı ise işyerinde prim uygulaması bulunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme primi kıdem tazminatına esas ücrete eklemiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Prim alacağının bulunduğunun ispat yükü işçi üzerinde olup primlerin ödendiğini ispat yükü ise işveren üzerindedir.”
“Bu durumda dosyadaki delil durumuna göre işyerinde prim uygulaması olduğunun kanıtlandığından söz edilemeyeceğinden, giydirilmiş ücret hesabında primin eklenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
- Karar
Karar bozulmuştur.