Düzenli ödenen prim işyeri uygulaması sayılır mı, işveren primi kaldırabilir mi?

Kısa Cevap

Evet. İş sözleşmesinde yer almasa bile işverenin düzenli olarak yaptığı prim ödemesi işyeri uygulamasına dönüşmekte ve iş sözleşmesinin bir parçası hâline gelmektedir. Yargıtay, üç yıl üst üste yapılan prim ödemesini işyeri uygulaması için yeterli saymaktadır. İşyeri uygulamasına dönüşen prim, işveren tarafından tek taraflı olarak kaldırılamaz veya azaltılamaz; bu değişiklik ancak işçinin yazılı onayıyla yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinden doğan primden işçinin bireysel olarak vazgeçmesi de geçerli değildir. Prim miktarı, onayı alınmadan düşürülen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle de feshedebilir.

Yasal Dayanak

4857 sayılı İş Kanunu m. 22 işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarını da koruma altına almaktadır:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 22/1

“İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.”

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 22/2

“Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.”

Prim ödemeleri, İş Kanunu m. 32 uyarınca ücretin eki olarak kabul edilmekte olup bu sebeple primin hak edildiği halde ödenmemesi de aynı kanunun m. 24/II-e hükmü gereği işçiye haklı fesih imkânı vermektedir.

Primin Korunması Bakımından Esaslar

DurumSonuçDayanak
Sözleşmede hüküm yok, düzenli ödeme varİşyeri uygulaması oluşur9. HD E. 2021/11646
Üç yıl üst üste ödemeİşyeri uygulaması kabul edilir9. HD E. 2016/944
Tek taraflı kaldırma veya azaltmaİşçiyi bağlamazm. 22; 9. HD E. 2021/11646
Toplu iş sözleşmesinden doğan primBireysel feragat geçersiz9. HD E. 2021/11646

Emsal Kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
06.05.2019E. 2016/944K. 2019/9880

Emsal Karar 1: Üç yıl üst üste ödenen prim işyeri şartı oluşturur

  1. Somut Olay

    Satış temsilcisi olarak yaklaşık dokuz yıl çalışan işçi, ödenmeyen prim alacaklarını talep etmiştir. İş sözleşmesinde prim düzenlenmemiş, işyerinde 2010, 2011 ve 2012 yıllarında prim ödendiği anlaşılmıştır. Mahkeme, prim ödemesi kanıtlanamayan 2009 yılı ve ödemenin yapıldığı 2010-2012 yılları için de prim alacağına hükmetmiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa dahi, işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan prim ödemesi “işyeri şartı” niteliğindedir. Her durumda uygulamanın tek taraflı olarak işverence ortadan kaldırılması ya da azaltılması doğru değildir.”

    “İşyerinde 2010-2011-2012 yıllarında prim uygulandığı anlaşılmaktadır. 3 yıl süreyle arka arkaya ödenen primlerle işçi lehine ... şartının oluştuğu kabul edilmelidir. Bu nedenle 2013 yılı için çalıştığı süreyle sınırlı prim hesabı yapılmalı ve hesaplamada önceki 3 yılda yapılan prim ödeme usulleri kriter alınmalıdır.”

  3. Karar

    Karar bozulmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
16.02.2026E. 2025/9759K. 2026/1341

Emsal Karar 2: Onay alınmadan düşürülen prim haklı fesih nedenidir

  1. Somut Olay

    Sabit ücret ve ciroya bağlı prim karşılığında satış müdür yardımcısı olarak çalışan işçi, 2013 yılından itibaren primlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. İşveren, işçinin imzaladığı 2013 tarihli prim sistemi belgesinde değişiklik yapma hakkını saklı tuttuğunu ve işçinin yıllarca itiraz etmediğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, değişiklik hakkının saklı tutulmasının işçinin onayı gerekliliğini ortadan kaldırmadığını ve uzun süre ses çıkarmamanın kabul anlamına gelmediğini belirterek kıdem tazminatına hükmetmiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “Uyuşmazlık, dava türü, davacıya ödenen prim miktarının düşürülmesinin işçi aleyhine esaslı değişiklik niteliği taşıyıp taşımadığı, davacının bu değişikliğe onayı bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.”

    “Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun ...”

  3. Karar

    Bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.

İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler

Bu Konular da İlginizi Çekebilir…