İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesi, ücret borcunu ortadan kaldırmaz ve ertelemez. Ücreti ödenmeyen işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilir. İşveren hakkında konkordato kesin mühleti, iflas veya iflasın ertelenmesi kararı verilmiş ya da aciz vesikası alınmışsa işçi, ödenmeyen en fazla üç aylık ücretini Türkiye İş Kurumu nezdindeki Ücret Garanti Fonundan talep edebilir.
Yasal Dayanak
Ücret Garanti Fonu ilk olarak 4857 sayılı İş Kanunu m. 33 ile düzenlenmiştir. Ancak bu madde 15.05.2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, fon aynı Kanun'la 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen ek 1. maddeye taşınmıştır. Hükmün güncel metni şu şekildedir:
“Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur. Bu madde kapsamında yapılacak ödemelerde işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret üzerinden ödeme yapılır.”
İşçinin işverene karşı hakları ise 4857 sayılı Kanun'da düzenlenmeye devam etmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 24 uyarınca işçi, ücretin ödenmemesi hâlinde sözleşmeyi derhal feshedebilir:
“İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,”
4857 sayılı İş Kanunu m. 34 ise işçiye sözleşmeyi sürdürürken çalışmaktan kaçınma hakkı tanımaktadır:
“Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.”
Fondan Yararlanmanın Koşulları
| Koşul | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme güçlüğü | Konkordato kesin mühleti, iflas, iflasın ertelenmesi veya aciz vesikası (ya da hacze kabil mal bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı) | Yönetmelik m. 4, m. 8 |
| Ödeme güçlüğü tarihi | Karar tarihi; aciz vesikasında belge tarihi | Yönetmelik m. 4/1-d |
| Çalışma şartı | Bu tarihten önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde en az bir gün çalışma | Yönetmelik m. 9/2 |
| Karşılanan alacak | Ödeme güçlüğünden önceki, ödenmeyen en fazla üç aylık temel ücret | Yönetmelik m. 4/1-e |
| Başvuru | İşçi alacak belgesiyle birlikte Türkiye İş Kurumuna şahsen başvuru | Yönetmelik m. 8 |
| Ödeme zamanı | Başvuruyu izleyen ayın sonuna kadar, fon kaynaklarıyla sınırlı olarak ve başvuru sırasına göre | Yönetmelik m. 9/4-5 |
Kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanılmayan izin ücreti bu fonun kapsamında değildir. Konkordato projesinin mahkemece tasdik edilmesi hâlinde de fondan ödeme yapılmaz; konkordato iflasla sonuçlanırsa iflas kararının tarihi ödeme güçlüğü tarihi sayılır (Yönetmelik m. 9/12).
Son olarak işçinin ücreti ne kadar yüksek olursa olsun fondan ödenen günlük tutar, sosyal güvenlik mevzuatındaki günlük kazanç üst sınırını aşamayacak olup; bu sınır her yıl yeniden belirlenmektedir.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: İflas tarihinden bir yıl önce işten ayrılan işçi fondan yararlanamaz
- Somut Olay
İşçinin iş sözleşmesi 11.02.2011 tarihinde sona ermiş, işveren şirket hakkında 23.01.2013 tarihinde iflas kararı verilmiştir. İşçi, iflas masasına alacak kaydı yaptırdıktan sonra Ücret Garanti Fonuna başvurmuş, başvurusu reddedilmiştir. İş mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davayı kabul etmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Davacının ödeme güçlüğüne düşen işverende iflas kararı tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içinde çalışması gerekir.”
“İşçinin ücret garanti fonundan yararlanabilmek için iflas tarihinden önceki bir yıl içinde işyerinde çalışma şartını taşımadığı anlaşılmaktadır.”
- Karar
Mahkeme kararı bozulmuştur.
Emsal Karar 2: İşverenin ödeme güçlüğü işçinin haklı fesih hakkını ortadan kaldırmaz
- Somut Olay
İşçi, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve ücretin bir kısmının elden ödenmesi gerekçesiyle işyerini terk ederek sözleşmeyi feshetmiştir. İşveren, işçinin başka bir iş bulduğu için ayrıldığını savunmuştur. Mahkeme, işçinin kendi isteğiyle ayrıldığı sonucuna vararak kıdem tazminatı talebini reddetmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır.”
“İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenememiş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin, ücretinin bir kısmını Yasanın 33 üncü maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz.”
- Karar
Mahkeme kararı bozulmuştur.