İş Kanunu kapsamında bir işyerini kuran, devralan, çalışma konusunu değiştiren veya kapatan işveren, bu durumu ve işyerine ilişkin temel bilgileri bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır. Şirketlerde bildirim ticaret sicili üzerinden yapılmaktadır. Yükümlülüğe aykırılık, bölge müdürünce verilen idari para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
Yasal Dayanak
4857 sayılı İş Kanunu m. 3 bildirim yükümlülüğünü şöyle düzenlemektedir:
“Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.”
“Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.”
Yaptırım m. 98 ile düzenlenmiş, para cezasını uygulayacak idari makam ise m. 108 ile belirlenmiştir:
“Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın sürmesi halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.”
“Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir.”
m. 98 uyarınca idari para cezası, bildirimi yapılmayan işyerinde çalıştırılan her işçi için ayrı ayrı uygulanmaktadır. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
Bildirim Yükümlülüğünün Unsurları
| Konu | Düzenleme |
|---|---|
| Bildirimi doğuran olaylar | Kuruluş, devralma, çalışma konusunun değişmesi, faaliyete son verme ve kapatma |
| Bildirim içeriği | Unvan ve adres, işçi sayısı, çalışma konusu, başlama veya bitme günü, işveren ve varsa işveren vekili bilgileri |
| Süre | Olaydan itibaren bir ay |
| Muhatap | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğü |
| Alt işveren | Mevcut olduğu durumlarda ayrıca alt işveren sözleşmesi ve belgelerle tescil yapılmalıdır. |
| Yaptırım | Her işçi için idari para cezası; aykırılık sürerse her ay tekrar |
| Cezayı veren makam | Bakanlık bölge müdürü |
| İtiraz yolu | Tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz yolu açıktır. |
Emsal Karar
Emsal Karar 1: İşyerini bildirmeme nedeniyle verilen idari para cezasına karşı başvuru adli yargıda görülür
- Somut Olay
Bir kalite kontrol ve laboratuvar işyerinin sahibine, işyerinin merkez adresini süresi içinde bölge müdürlüğüne bildirmediği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun m. 3'e aykırılıktan m. 98 uyarınca idari para cezası verilmiştir. İşverenin itirazı üzerine sulh ceza mahkemesi idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, ardından açılan davada idare mahkemesi de adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Doğan olumsuz görev uyuşmazlığı Uyuşmazlık Mahkemesine taşınmıştır.
- Uyuşmazlık Mahkemesinin Gerekçesi
“4857 sayılı İş Kanunu’nda idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.”
“Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.”
- Karar
Davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiş, sulh ceza mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmıştır.