Evet. Takograf ve sürücü kartı kayıtları, şoförün sürüş ve çalışma süresini gösteren yazılı delillerdir ve bulunduğu dönemde fazla çalışma bu kayıtlara göre belirlenir. Nitekim şoför genelde yalnız yolculuk yaptığından tanık bulmak çok mümkün değildir. Takograf kaydına dayanan hesaplamada, tanık beyanına dayalı hesaplamadan farklı olarak takdiri indirim de yapılmamaktadır.
Yasal Dayanak
Fazla çalışma ücretinin dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu m. 41 hükmü, haftalık çalışma süresinin sınırı ise m. 63 hükmüdür. Karayolu taşımacılığında bu hükümlere ek olarak uluslararası anlaşma ve yönetmeliklerle sürüş ve dinlenme süreleri ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, aşağıda Emsal karar 1 olarak incelenen kararında bu düzenlemeleri şöyle özetlemektedir:
“…takograf kullanılması zorunlu olup günlük sürüş süresi 4,5 saatlik sürüşten sonra mola verilmek koşulu ile günlük sürüş süresi 9 saat haftalık sürüş saati ise 6 gün olup 6 gün sonunda bir haftalık dinlenme gerçekleştirilmelidir. Günlük dinlenme süresi ise ilki kesintisiz en az üç saatten ve ikincisi de kalan kesintisiz dokuz saat şeklinde alternatif olarak iki ayrı süreç halinde de kullanılabilen, en az 11 saat sürmelidir. Düzenli haftalık dinlenme süresi ise en az 45 saat olmalıdır.”
Takograf kayıtları çoğunlukla işverenin elinde bulunduğundan, işçi bu kayıtların ibrazını isteyebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 220/3 hükmü şöyledir:
“Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.”
Takograf Dışında Dayanılabilecek Kayıtlar
Yargıtay, takograf kaydının yanında şu kayıtların da esas alınmasını aramaktadır: yurda giriş-çıkış kayıtları, yurt içi taşımacılıkta sevk irsaliyelerinin teslim tutanakları, yol kilometresine ilişkin kayıtlar ve yükleme-boşaltma sürelerini gösteren kayıtlar.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Takograf kaydı varken salt tanık beyanıyla hesaplama yapılamaz
- Somut Olay
15.05.2013-19.09.2014 tarihleri arasında yurt içi tır şoförü olarak çalışan işçinin fazla çalışma alacağı, tek bir davacı tanığının beyanına göre haftalık 36 saat üzerinden hesaplanmıştır. Tanık işyerinde boyacı olarak çalışmaktadır. İşçi vekili delil listesinde takograf kayıtlarına dayanmış ve bu kayıtların dosyaya sunulduğunu bildirmiş, ancak kayıtlar dosyada fiziken bulunamamıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Taşımacılık işinde gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında çalışsın, işçi kural olarak yalnız yolculuk yaptığından salt tanık beyanı ile fazla mesai ve tatillerde çalıştığını kanıtlaması yeterli değildir.”
“Davacı tanığı, davalı işveren nezdinde boyacı unvanıyla çalışması nedeniyle davacının çalışma şeklini ve araç kullanma saatlerini bilebilecek durumda değildir.”
- Karar
Fazla çalışmanın takograf kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Emsal Karar 2: Takograf kaydına dayalı hesaplamada indirim yapılmaz
- Somut Olay
Uzun yol tır şoförü olarak üç yıl altı ay çalışan işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları takograf kayıtlarına göre belirlenmiştir. İlk kararda mahkeme tatil alacaklarından hakkaniyet indirimi yapmış, kapatılan 22. Hukuk Dairesi bu indirimi yerinde görmeyerek kararı ücret araştırması yönünden de bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, alacaklar takograf kayıtlarına göre tespit edildiğinden indirim yapmamıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
Daire, mahkemenin bozma sonrası kararında yer alan şu değerlendirmeyi yerinde bulmuştur:
“…davacının hafta tatili ile … bayram ve genel tatil ücret alacaklarının takograf kayıtlarına göre tespit edilmesi sebebiyle fazla çalışma ücretinde olduğu gibi indirim yapılmaması gerektiğinin gözetildiği…”
- Karar
Karar onanmıştır.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşveren tarafında takograf kayıtlarının saklanmaması ve ibraz talebine gerekçesiz olumsuz cevap verilmesi, mahkemenin HMK m. 220/3 uyarınca işçinin beyanını esas alması riskini doğurmaktadır.