Hayır, kural olarak almaz. İşçinin kendi isteğiyle işçi statüsünden ayrılıp bir kamu kurumunda memur veya sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlaması, iş sözleşmesinin işçinin arzusuyla sona erdirilmesi niteliğindedir ve bu geçiş tek başına kıdem tazminatına hak kazandırmaz. İstisna, işçinin Emekli Sandığı'na veya Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi bir kamu kuruluşundan diğerine, önceki hizmetin kıdem tazminatına hak kazandıracak bir şekilde sona ermiş olması koşuluyla geçmesidir.
Yasal Dayanak
1475 sayılı Kanun m. 14 hükmü, kamu kuruluşları arasındaki geçişi iki fıkrada birlikte düzenlemektedir:
“T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.”
“Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.”
Bu iki fıkra birlikte ele alındığında birleştirme imkânı pratikte yalnızca kamu kurumunda işçi statüsünde çalışırken kanun hükmü veya benzeri yasal düzenlemelerle memur kadrolarına nakledilen/geçen işçiler-memurlar bakımından mümkün olacaktır.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Statü değişikliği kendi isteğiyle olduğunda önceki dönem kıdem tazminatı doğurmaz
- Somut Olay
Davacı, 15.07.1999-16.08.2006 tarihleri arasında bir kamu iktisadi teşebbüsünde işçi statüsünde çalışmıştır. Şirketin özelleştirilmesi üzerine, davacının başka bir kamu kuruluşuna naklini isteyip istemediği tartışmalı biçimde değerlendirilmiş; davacı 16.08.2006 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü'ne memur olarak atanmış ve emekli olana kadar bu statüde çalışmıştır. Davacı, işçilikte geçen döneme ait kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek dava açmıştır.
- Genel Kurulun Gerekçesi
“Kamu kurumuna devlet memuru statüsüyle ataması yapılan ve bu nedenle Emekli Sandığı iştirakçisi haline gelen işçilerin, işçilikte geçen süreleri, memur statüsüyle gerçekleşecek emeklilikleri sırasında dikkate alınabileceğine göre, bu süreler için ayrıca kıdem tazminatı talep etme olanakları bulunmamaktadır.”
- Karar
Direnme kararı bozulmuş, davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Emsal Karar 2: Memur kadrosuna geçme talebi kıdem tazminatına hak kazandıran bir neden değildir
- Somut Olay
Davacı, bir bankanın devraldığı işyerinde önce işçi statüsünde çalışmış, 10.09.1976 tarihli dilekçesiyle kadrolu olarak çalışmaya devam etme talebinde bulunmuş, bu talep 29.11.1976 tarihli kurum kararıyla kabul edilerek devamında davacı işçi olarak işinden istifa edip memur kadrosuna atanmıştır. Davacı, memur olarak emekli olduğu 2013 yılına kadar çalışmış, ardından 23.12.1974-29.11.1976 tarihleri arasındaki işçilik döneminin kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürmüştür.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Somut olayda davacının 10.09.1976 tarihli dilekçesi ile çalışmasına kadrolu olarak devam etme talebinde bulunduğu, bu talebin 29.11.1976 tarihli Müdürler Kurulu Oluru ile kabul edildiği ve davacının memur kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. İş sözleşmesi davacının isteği üzerine sona ermiştir. Kanun'a göre memur kadrosuna geçme talebinde bulunmak, kıdem tazminatına hak kazandıran nedenler sayılmamaktadır.”
- Karar
Bölge adliye mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı onanmıştır.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşçi tarafında sık görülen hata, memuriyete geçişin her koşulda istifa sayılacağı varsayımıyla dava açmaktan vazgeçmektir. Oysa geçişin hukuki olarak nakil çerçevesinde veya işçinin iradesi dışında bir kurumsal karara dayalı olarak gerçekleştiği hâllerde farklı bir değerlendirme gerekebilmektedir.