Evet, ancak sınırlı şartlarla. İşçinin aynı ya da farklı kamu kuruluşlarında geçen hizmet süreleri, aralarında kıdem tazminatını hak etmeyecek bir sona erme biçimi (özellikle istifa) bulunmadıkça birleştirilir ve toplam süre üzerinden son kamu kuruluşu tarafından kıdem tazminatı ödenir.
Yasal Dayanak
Birleştirme kuralının asıl dayanağı, 1475 sayılı İş Kanunu m. 14'ün 5. fıkrasıdır:
“T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.”
Aynı fıkra, işçinin hizmet akdinin önceki kamu kuruluşunda kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek bir biçimde (istifa gibi) sona ermiş olması hâlinde, o dönemin hesaba katılmayacağını da düzenlemektedir. Bu, Sayfa 38'de anlatılan 4857 m. 112 hükmünden farklı bir konudur: m. 112, 4734 sayılı Kanun kapsamındaki ihalelerde alt işveren işçisinin kıdeminden hangi kamu kurumunun sorumlu olacağını; 1475 m. 14/5 ise memuriyet ve kamu istihdamı arasındaki geçişlerde hizmet sürelerinin birleşip birleşmeyeceğini düzenlemektedir.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Sürekli işçi kadrosuna geçişte önceki taşeron dönemi kesintisiz sayılır
- Somut Olay
Belediyeye ait işyerinde farklı taşeron şirketler nezdinde çalışan davacı, 375 sayılı KHK'nin geçici 23 ve 24. maddeleri kapsamında 2018 yılında belediyenin sürekli işçi kadrosuna geçirilmiştir. Geçiş sırasında davacı, önceki taşeronluk döneminden doğan hak ve alacaklardan feragat ettiğine dair sulh sözleşmesi imzalamıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“375 ... KHK uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler bakımından alt işveren ile asıl işveren arasında kanun hükmüne dayalı bir devir işlemi bulunduğunun kabulü gerekir. Bu hâlde iş sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceğinden işçinin feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı … hakkının doğması mümkün değildir.”
“Doğmamış haktan feragat edilemeyeceği ilkesi gereğince … sulh ve feragat belgelerinin … kadroya geçiş sırasında henüz doğmayan kıdem tazminatı … bakımından hüküm ifade etmeyeceği ve sonuç doğurmayacağı açıktır. Hâl böyle olunca davacının sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce … kamu kurum ve kuruluşlarındaki çalışmalarının sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonraki çalışmaları ile birlikte değerlendirilmesi … gerekmektedir.”
- Karar
Önceki taşeronluk dönemini feragat kapsamında tutan mahkeme kararı bozulmuştur.
Emsal Karar 2: Her kurum “kamu kuruluşu” sayılmaz
- Somut Olay
Davacı, önce bir ilçenin köylere hizmet götürme birliğinde, ardından aynı ilçedeki bir vakıfta emekliliğine kadar çalışmıştır. Davalı vakıf, kıdem tazminatını yalnızca kendi bünyesinde geçen süre üzerinden ödemiş; davacı, önceki dönemin de birleştirilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, aralarında bir iş sözleşmesi devri bulunduğu gerekçesiyle talebi kabul etmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“1475 sayılı eski İş Kanunu 14/5. bende göre … bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.”
- Karar
Davalı kurumun madde kapsamındaki kamu kuruluşlarından olmadığı gerekçesiyle, köylere hizmet götürme birliğinde geçen sürenin de hesaba katılmasına ilişkin karar bozulmuştur.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşçi tarafında sık görülen hata, kamu kurumları arasındaki her geçişin otomatik olarak kıdem birleşmesi sağlayacağını varsaymaktır. Oysa yazılı istifa dilekçesiyle yapılan ayrılışlar, 1475 m. 14/5 anlamında kıdem tazminatını hak ettiren bir sona erme biçimi değildir ve önceki dönemi birleştirme dışında bırakabilmektedir.