İstifa dilekçesi işleme konulmazsa ne olur?

Kısa Cevap

İstifa, işçinin tek taraflı kullandığı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan, geçerliliği işverenin kabulüne bağlı değildir. Ancak işveren dilekçeyi işleme koymaz ve işçi de işyerinde çalışmaya devam ederse, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez.

Yasal Dayanak

4857 sayılı İş Kanunu m. 17/I hükmü, fesih bildiriminin karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı olduğunu esas almaktadır:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 17/I

“Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.”

Bu genel çerçeveden hareketle içtihatta, istifanın karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç doğuran bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu; işverenin bu iradeyi “kabul etmiyorum” demek suretiyle geçersiz kılamayacağı; ancak dilekçeyi fiilen işleme koymayıp işçiyi çalıştırmaya devam ettiğinde gerçek bir istifadan söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

DurumSonucu
İşveren dilekçeyi işleme koyar, işçi çıkışını yaparİstifa geçerlidir, tazminat doğmaz
İşveren dilekçeyi işleme koymaz, işçi çalışmaya devam ederGerçek bir istifa yoktur.
İşçi istifadan sonra tek taraflı “vazgeçme” dilekçesi verirVazgeçme, işverenin kabulüne bağlıdır; tek başına sonuç doğurmaz
İşveren istifayı “kabul etmiyorum” der ancak işçi işe gelmezİstifanın kabulü zorunlu değildir; irade karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurmuştur

Emsal Kararlar

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
30.03.2015E. 2013/38100K. 2015/11968

Emsal Karar 1: İşlenmeyen istifa dilekçesinden sonra çalışmaya devam edilmesi gerçek istifayı ortadan kaldırır

  1. Somut Olay

    Davacı, 16.06.2009 tarihli dilekçesiyle 30.06.2009 tarihinden itibaren kendi isteğiyle işten ayrılacağını bildirmiştir. Ancak davacının iş sözleşmesi bu tarihten sonra da devam etmiş, davacı 20.07.2009 tarihine kadar fiilen çalışmıştır. Aynı tarihte davacı “20.07 tarihinden itibaren görevimden ayrılıyorum” içerikli ikinci bir dilekçe vermiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshinin, istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği, istifa iradesinin karşı tarafa ulaşması ile birlikte iş ilişkisi sona erdiği, istifanın işverence kabulü zorunlu değilse de işverence, dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemeyeceği…”

    “Davacının bahse konu ikinci istifa dilekçesindeki imza inkâr edilmediğine ve istifanamenin irade fesadı altında düzenlendiği kanıtlanamadığına göre, kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi gerekirken… yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

  3. Karar

    İkinci ve bağımsız istifa dilekçesi dikkate alınmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
29.03.2018E. 2015/30578K. 2018/8141

Emsal Karar 2: İşverenin tazminatı kabul ettiğine dair İŞKUR tutanağı, işleme konulmayan istifa iddiasını çürütebilir

  1. Somut Olay

    Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini iddia etmiş; işveren ise davacının istifa ettiğini savunmuştur. Davacının şikâyeti üzerine Türkiye İş Kurumu tarafından yapılan incelemede düzenlenen tutanakta, işveren vekilinin “davacının kıdem tazminatı talebinin kabul edildiği, kıdem tazminatının işçi tarafından talep edilmediği için ödenemediği” beyanı yer almıştır.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez.”

    “…İşverenin kabulünü içeren söz konusu tutanağın İş Kanunu 92/3 uyarınca aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu… gözetilmeksizin itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

  3. Karar

    İstifaya değer verilerek verilen ret kararı bozulmuştur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
11.06.2013E. 2012/24452K. 2013/14098

Emsal Karar 3: İstifadan sonraki tek taraflı vazgeçme beyanı, işverenin kabulü olmadan sonuç doğurmaz

  1. Somut Olay

    Davacı, 25.08.2008 tarihinde özel sebeplerini göstererek istifa etmiş ve işten ayrılmıştır. Davacı, üç gün sonra 28.08.2008 tarihli bir “istifadan vazgeçme dilekçesi” sunmuş, ancak bu tarihten sonra fiilen işyerinde çalıştığını ispatlayamamıştır.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “…davacının özel sebepleri bahane göstererek 25.08.2008 tarihi itibariyle istifa ederek işten ayrıldığı tartışmasızdır. Davacı her ne kadar 28.08.2008 tarihli istifadan vazgeçme dilekçesi sunmuş ise de, istifa iradesi bozucu yenilik doğuran bir irade beyanı olup, karşı tarafa ulaşmakla hüküm ve sonuç doğuracağından, davacının bilahare sunmuş olduğu istifadan vazgeçme dilekçesi tek başına hüküm ve sonuç doğurmaz. Kaldı ki davacı, istifa iradesini ortaya koyduktan sonra davalı işyerinde fiilen çalıştığını ispatlayamamıştır.”

  3. Karar

    Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne ilişkin karar bozulmuştur.

İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler

Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata

İşveren tarafında en sık karşılaşılan hata, istifa dilekçesini eline aldıktan sonra işçiyi fiilen çalıştırmaya devam ederken çıkış işlemini geciktirmek, ardından çok sonra bu dilekçeye dayanarak tazminatsız çıkış yapmaktır; dilekçe işleme konulmadan geçen süre boyunca fiilî çalışma, istifayı geçersiz kılmaktadır. İşçi tarafında ise sık görülen hata, istifa ettikten sonra yazdığı bir “vazgeçme” dilekçesinin kendiliğinden işe dönüş hakkı sağlayacağını varsaymaktır; oysa bu vazgeçmenin sonuç doğurması işverenin açık veya zımni kabulüne bağlıdır.

Bu Konular da İlginizi Çekebilir…