Şarta bağlı istifa geçerli midir?

Kısa Cevap

Kural olarak hayır. İstifa, bozucu yenilik doğuran bir haktır ve bir şarta bağlanamaz; işçinin ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapılması yönünde bir icap olarak değerlendirilir.

Yasal Dayanak

4857 sayılı Kanun'da istifa ayrıca düzenlenmemiş; işçinin tek taraflı sözleşmeyi sona erdirme hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu m. 17/I hükmündeki genel bildirimli fesih çerçevesinde ele alınmaktadır:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 17/I

“Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.”

İstifa hukuki niteliği itibarı ile, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, bozucu yenilik doğuran bir haktır ve kural olarak kullanılması bir şarta bağlanamaz. Bu ilke, tarafların sözleşme özgürlüğünü sınırlamamakta; işçi ile işveren arasında kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi karşılığında ayrılma konusunda anlaşılması hâlinde bu husus, istifa değil ikale (bozma sözleşmesi) olarak nitelendirilmektedir.

Emsal Kararlar

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
25.12.2012E. 2012/8447K. 2012/29542

Emsal Karar 1: Tazminat ödenmesi şartına bağlı ayrılma talebi istifa değil ikale icabıdır

  1. Somut Olay

    Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan davacı, sözleşme süresinin sona ereceği 25.06.2011 tarihi itibarıyla “tüm hakları saklı kalarak ve kıdem tazminatı ödenerek karşılıklı mutabakatla” sözleşmenin feshini talep eden bir dilekçe vermiş, ardından bu dilekçesini iptal ettiğini bildiren ikinci bir dilekçe sunmuştur. İşveren, davacıyı bir sonraki dönem için yeniden istihdam etmemiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icap olarak değerlendirilmelidir.”

    “Davacının 23.05.2011 tarihli dilekçesi, şarta bağlı olduğundan istifa iradesini taşımamaktadır. Bu sözleşme, ikale icabı olarak kabul edilmelidir. Davacı ikale icabından sonraki dilekçesi ile vazgeçmiştir.”

  3. Karar

    Davanın reddine ilişkin karar bozulmuştur; iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız biçimde sona erdirildiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
25.06.2015E. 2015/17737K. 2015/23243

Emsal Karar 2: Tazminat talebi içermeyen dilekçe, başka bir amaç belirtse dahi şarta bağlı istifa sayılmaz

  1. Somut Olay

    Davacı, memurluk görevine başlamak amacıyla işyerinden istifa ettiğini bildiren bir dilekçe vermiş, işveren dilekçenin arkasına tazminatların ödenmeyeceği yönünde şerh düşmüştür. Davacı daha sonra bu dilekçeyi geri çektiğini bildirmiş, kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme, ilk dilekçenin tazminatların ödenmesi şartına bağlanmadığını, yalnızca memuriyete geçiş amacının belirtildiğini saptayarak şarta bağlı istifa hükümlerinin uygulanamayacağına karar vermiş ve bu yönde direnmiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “…davacının ilk dilekçesi üzerine işverence yasal tazminatların ödeneceği konusunda bir açıklama yapılmadığı, aksine tazminatların ödenmeyeceği yönünde dilekçe arkasına şerh düşüldüğü, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından… davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.”

  3. Karar

    Yerel mahkemenin direnme kararı onanmış, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi kesinleşmiştir.

Bu Konular da İlginizi Çekebilir…