İşveren izin zamanını tek taraflı belirleyebilir mi?

Kısa Cevap

Kısmen evet. Yıllık iznin hangi tarihlerde kullanılacağını belirleme yetkisi işverenin yönetim hakkı kapsamındadır ve işveren, işçinin istediği tarihle bağlı değildir. Ancak bu yetki dürüstlük kuralına uygun kullanılmalı, işçinin talebi ve işin durumu birlikte gözetilmeli, izin hak edildiği dönemde mutlaka kullandırılmalıdır. İşçi ise izin tarihini tek başına belirleyemeyecektir.

Yasal Dayanak

4857 sayılı İş Kanunu m. 60 hükmü şu şekildedir:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 60/1

“Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.”

Bu hükme dayanılarak çıkarılan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin 7. ve 8. maddeleri izin talebinin usulünü düzenlemektedir:

Mevzuat Hükmü · Yönetmelik m. 7

“İşçi yukarıdaki maddelere göre hak ettiği yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirir.”

Mevzuat Hükmü · Yönetmelik m. 7

“İzin kurulu veya işveren, işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir. Ancak, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere söz konusu kurulca düzenlenecek çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır.”

Mevzuat Hükmü · Yönetmelik m. 7

“Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde; işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir.”

Yönetmeliğin 15. maddesine göre işçi sayısı yüzden fazla olan işyerlerinde izin çizelgelerini hazırlamak üzere işveren temsilcisi ile iki işçi temsilcisinden oluşan izin kurulu kurulmaktadır; daha küçük işyerlerinde bu görev, 18. madde uyarınca işveren tarafından görevlendirilen kişi ile işçilerin seçeceği bir temsilci tarafından yürütülmektedir.

İzin Zamanının Belirlenmesinde Tarafların Yükümlülükleri

TarafYükümlülük veya yetki
İşçiİzni kullanmak istediği tarihten en az bir ay önce yazılı olarak talep eder
İşçiTalep onaylanmadan izne çıkamaz; aksi hâlde devamsızlık gündeme gelir
İşverenİzin tarihini işin durumuna göre belirler; işçinin istediği tarihle bağlı değildir
İşverenAynı tarihe denk gelen taleplerde kıdem ve önceki yıl izin tarihine göre işçilerde sıralama yaparak hakkaniyet gözetmelidir
İşverenİzni hak edildiği dönemde kullandırmak zorundadır; talebe rağmen gerekçesiz izin vermemek yönetim hakkının kötüye kullanılmasıdır

Emsal Kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
28.01.2016E. 2014/27000K. 2016/2328

Emsal Karar 1: Onay beklemeden izne çıkan işçi sözleşmeyi kendisi sona erdirmiş sayılmaktadır

  1. Somut Olay

    Deri sektöründe el işçisi olarak çalışan işçi, üç aylık ücretsiz izinden döndükten bir hafta sonra gezi amacıyla on günlük yıllık izin istemiştir. Aynı işi yapan diğer işçi iki ay önceden izin talep etmiş ve aynı haftaya izin almış olduğundan işveren, işçiye diğer işçi döndükten sonra izne çıkabileceğini bildirmiştir. İşçi talebinde ısrar ederek işyerinden ayrılmış, işveren devamsızlık gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmiştir. İlk derece mahkemesi feshi haksız bulmuştur.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “Yıllık ücretli izin yönetmeliğinde de belirtildiği üzere yıllık izin kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında kalmaktadır. İşverenin bu hakkının iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiği açıktır. Bir başka anlatımla, işçinin anayasal temeli olan dinlenme hakkının, işyerinin gereklerine uygun biçimde ve mümkün olduğunca işçinin talebi çerçevesinde kullandırılması gerekir.”

    “Davacı yönetmelikte açıklandığı gibi bir ay önce izin talebinde bulunmadığı gibi, yıllık izin isteğinin onaylanmamasına rağmen kendisini izinli sayarak işyerinden ayrılması olayında usule uygun bir izin kullanımından söz edilemez.”

  3. Karar

    İşçinin işyerini haklı bir neden olmaksızın terk ederek sözleşmeyi kendisinin feshettiği kabul edilmiş, kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne ilişkin karar oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
08.03.2021E. 2021/1560K. 2021/5714

Emsal Karar 2: İzin talebi ispatlanmadan izin verilmemesine dayanılarak haklı fesih yapılamaz

  1. Somut Olay

    Bir belediyenin fen işleri ve bilgi işlem biriminde alt işveren işçisi olarak 01.11.2010 tarihinden beri çalışan işçi, 26.09.2014 tarihli ihtarnameyle tüm taleplerine rağmen yıllık izinlerinin kullandırılmadığını bildirerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. İşçinin 42 gün izin hakkı bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi, işçinin sözlü taleplerinin karşılıksız kaldığını kabul ederek kıdem tazminatına hükmetmiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “Yıllık ücretli izin Anayasal bir haktır. İşçi talep ettiğinde de yönetim hakkı kapsamında işverenin öngöreceği zamanda kullandırılması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 60. maddesi ve izin yönetmeliği hükümlerine göre izin isteğinin bir ay önceden işverene bildirilmesi, işverenin işin durumuna göre izin dönemini belirleyeceği, kısaca izin verilmesi ve kullandırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu açıktır.”

    “Davacı işçi tarafından yıllık izin talep edildiği halde işveren tarafından yıllık izin kullandırılmadığına dair davacının ispatı bulunmamaktadır. Bu hali ile işverenin yönetim hakkını kötüye kullandığı söylenemeyeceğinden davacının iş sözleşmesini feshetmekte haklı nedeni olmadığı gözetilerek kıdem tazminatna yönelik talebin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.”

  3. Karar

    Karar bozulmuştur.

İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler

Bu Konular da İlginizi Çekebilir…