Zorlayıcı sebeple fesihte kıdem tazminatı ödenir mi?

Kısa Cevap

Evet. Zorlayıcı sebep ister işyerinde işin bir haftadan fazla durmasına yol açsın (m. 24/III), ister işçiyi bizzat bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoysun (m. 25/III), bu sebebe dayanılarak yapılan fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Feshi hangi tarafın yaptığı bu sonucu değiştirmemektedir.

Yasal Dayanak

Zorlayıcı sebep, İş Kanununda her iki taraf bakımından ayrı ayrı düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/III işçiye şu hâlde derhal fesih hakkı tanımaktadır:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 24/III

“İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.”

4857 sayılı İş Kanunu m. 25/III ise aynı hakkı işverene tanımaktadır:

Kanun Hükmü · 4857 s.K. m. 25/III

“İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.”

İki hüküm arasındaki ayrım, zorlayıcı sebebin kaynağına değil, fesih hakkının hangi tarafa tanındığına dayanmaktadır. m. 25/III, sebebin işçinin şahsında mı yoksa işyerinde mi ortaya çıktığı yönünden bir ayrım yapmamaktadır. Kesinleşmiş cezanın infazı gibi işçinin şahsına ilişkin engeller bu hükmün kapsamına girmektedir. İşyerinde işin bir haftadan fazla durmasına yol açan deprem, grizu patlaması veya genel salgın tedbiri gibi olaylar da işçiyi çalışmaktan alıkoyduğundan aynı kapsamda yer almaktadır. Bu tür bir olay, her iki tarafa da fesih hakkı verebilmektedir.

Kıdem tazminatı bakımından belirleyici hüküm 1475 sayılı Kanun m. 14/1'dir. Bu hükme göre işçinin haklı nedenle yaptığı fesih (bugünkü karşılığıyla 4857 m. 24) kıdem tazminatı doğurmaktadır. İşverenin feshi ise yalnızca ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hâlinde (bugünkü karşılığıyla 4857 m. 25/II) kıdem tazminatı doğurmamaktadır. Dolayısıyla zorlayıcı sebebe dayanan fesihte, feshi hangi taraf yapmış olursa olsun, işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Ancak m. 24 ve m. 25, bildirim süresi beklenmeksizin kullanılan derhal fesih hakkını düzenlediğinden ihbar tazminatı doğmayacaktır.

Zorlayıcı sebebin niteliğiHükümFesih hakkıKıdem tazminatıİhbar tazminatı
İşyerinde işin durmasına yol açan dışsal olay (deprem, afet, genel salgın tedbiri)m. 24/III – m. 25/IIIHer iki taraftaÖdenirÖdenmez
İşçiyi şahsen etkileyen engel (kesinleşmiş cezanın infazı, işçiye özgü karantina, mevzuat değişikliğiyle çalışma yasağı)m. 25/IIIİşverendeÖdenirÖdenmez
Ekonomik güçlük, işletme riski, işverenin kusurundan kaynaklanan idari kapatmaZorlayıcı sebep değildir (m. 17-18)İşverende (bildirimli fesih)ÖdenirÖdenir

Emsal Kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
08.04.2021E. 2020/5440K. 2021/7876

Emsal Karar 1: İşyeri dışında işlenen suçtan mahkûmiyet zorlayıcı sebep sayılır, kıdem tazminatı doğar

  1. Somut Olay

    Bölge müdürlüğünde çalışan davacının iş sözleşmesi, işyeri dışında işlediği hırsızlık suçlarından kesinleşen mahkûmiyetleri sebebiyle cezaevine girmesi üzerine feshedilmiştir. İşveren, toplu iş sözleşmesinde yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğinin öngörüldüğünü belirterek kıdem tazminatı ödenmesi gerekmediğini savunmuştur.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İşveren 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I, 25/III ve 25/IV maddesindeki sebeplere dayalı olarak iş sözleşmesini sonlandırırsa haklı bir sebep olsa bile kıdem tazminatı ödemelidir.”

    “…işyeri dışında ve işyeri ile ilgisiz bir suçtan dolayı kesinleşen hükmün infazı çerçevesinde cezaevine girilmesi hali, İş Kanunu 25/IV kapsamında değildir. Mahkumiyet hali işçiden kaynaklanmakta olup bir haftayı aştığı takdirde işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden vardır.”

  3. Karar

    Daire, işçiyi bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebebin ortaya çıktığını, işverenin derhal fesih hakkı bulunmakla birlikte kıdem tazminatı ödemesi gerektiğini belirtmiştir. Toplu iş sözleşmelerindeki düzenlemelerin fesih ve yeniden işe başlatmaya ilişkin olduğunu, kıdem tazminatı ödenmeyeceğine dair bir hüküm içermediğini; kaldı ki böyle bir hükmün kanunun mutlak emredici hükmüne aykırı olacağından geçersiz sayılacağını vurgulamıştır. Kıdem tazminatının hüküm altına alınması için karar bozulmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
09.04.2013E. 2012/9643K. 2013/11448

Emsal Karar 2: Zorlayıcı sebebin geçici veya sürekli olması sonucu değiştirmez

  1. Somut Olay

    Devlet hastanesinde memur olarak görev yapan ve aynı zamanda davalı diyaliz merkezinde iş sözleşmesiyle çalışan nefroloji uzmanı davacının bu ikinci görevi, mevzuat değişikliğiyle memurların özel sağlık kuruluşlarında çalışmasının yasaklanması üzerine feshedilmiştir. İşveren, edimin ifasının imkânsız hâle geldiğini savunmuştur.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “İlgili hükümde işçiyi işyerinde çalışmaktan alıkoyan nedenlerin geçici veya daimi olması yönünden bir ayrıma gidilmemiştir. Maddede sözü edilen bir haftalık süre alt sınır olup belirtilen sürenin aşılması veya… aşılacağının kesin olması halinde işverenin derhal fesih hakkı ortaya çıkar.”

    “İş Kanunu'nda zorlayıcı nedenlere dair açık hüküm mevcut olduğu için genel kanun niteliğindeki Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulaması söz konusu olmaz.”

  3. Karar

    Kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı bulunarak karar bozulmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
02.03.2020E. 2017/15395K. 2020/3401

Emsal Karar 3: Madenin grizu patlaması sebebiyle kapatılması zorlayıcı sebeptir

  1. Somut Olay

    Maden ocağında çalışan davacının işyeri, 10.12.2009 tarihinde meydana gelen grizu patlaması sebebiyle resmî makamlarca altı ay süreyle kapatılmıştır. İşveren işçileri ücretsiz izne çıkarmış, bunu kabul etmeyen davacının iş sözleşmesini feshetmiştir.

  2. Yargıtay'ın Gerekçesi

    “…grizu patlaması sonrasında madenin 1 haftadan fazla süreyle çalışamayacak duruma gelmesinin İş Kanunu'nun 24/3. maddesi kapsamında işveren açısından zorlayıcı neden olduğu anlaşılmakla iş akdinin feshi zorlayıcı sebebe dayandığından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerinde ise de zorlayıcı sebebe dayanan fesihlerde ihbar tazminatı hakkı olmayacağından…”

  3. Karar

    Kıdem tazminatının kabulü yerinde bulunmuş, ihbar tazminatının reddi gerekirken kabul edilmesi bozma nedeni sayılmıştır.

İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler

Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata

İşverenlerin sık düştüğü hata, işyerinin ekonomik güçlük, işletme riski veya kendi kusurundan kaynaklanan bir idari yaptırım nedeniyle faaliyetine ara vermesini zorlayıcı sebep olarak nitelendirmek ve ihbar tazminatını ödememektir. Zorlayıcı sebep, işverenin öngörme ve önleme imkânı bulunmayan dışsal bir olayı ifade etmektedir. İşletme riski kapsamında kalan ekonomik sıkıntılar ve işverenin mevzuata aykırı faaliyeti nedeniyle verilen kapatma kararları bu niteliği taşımamaktadır.

Bu Konular da İlginizi Çekebilir…