İşçinin ölümü hâlinde kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin diğer sona erme hâllerinde olduğu gibi hak kazanılır ve terekeye dâhil olarak Türk Medeni Kanunu'ndaki mirasçılık kurallarına göre kanuni mirasçılara miras payları oranında ödenir. Ölümün iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ya da bunlardan bağımsız bir sebeple gerçekleşmiş olması, kıdem tazminatı hakkı bakımından fark yaratmaz.
Yasal Dayanak
4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi yollamasıyla hâlen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun m. 14/I hükmü, hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulmasını da kıdem tazminatı doğuran hâller arasında saymaktadır:
“…işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.”
Kıdem tazminatı alacağı, işçinin ölümüyle birlikte terekesine dâhil olmaktadır. Mirasçıların bu haktan yararlanma usulü 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640/II hükmündeki miras ortaklığı esaslarına tabidir:
“Mirasbırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar, terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”
Kanuni mirasçıların kimler olduğu ve miras paylarının oranı ise Türk Medeni Kanunu'ndaki zümre sistemine göre belirlenmektedir; örneğin altsoyun mirasçılığı TMK m. 495, sağ kalan eşin mirasçılığı TMK m. 499 hükmünde düzenlenmiştir.
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Doğal ölüm hâlinde de kıdem tazminatı mirasçılara miras payları oranında ödenir
- Somut Olay
Davacılar, davalı işyerinde çalışmakta iken murislerinin eceliyle (doğal sebeple) vefat etmesi üzerine ödenmeyen kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalılar, işçinin doğal şekilde öldüğünü ve bu sebeple davaya konu alacağın hak edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Yerel mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiş, ancak hükmedilen tutarı miras hisselerine göre ayırmamıştır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Davacılar miras bırakanlarının ölümü nedeniyle kıdem tazminatı talep etmiş olup, hüküm altına alınan alacağın davacıların miras hisselerine göre verilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeden hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.”
- Karar
Hüküm, kıdem tazminatının miras hisseleri oranında ödenmesi yönünde düzeltilerek onanmıştır.
Emsal Karar 2: Mirasçıların kendi paylarını ayrı ayrı talep edebilmesi için elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi gerekir
- Somut Olay
Davacıların murisi, davalı şirkette çalışmakta iken 20.07.2013 tarihinde iş kazası sonucu vefat etmiştir. Mirasçılardan bir kısmı, kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarından yalnızca kendi miras paylarına düşen kısmın ödenmesini talep etmiştir. Veraset ilamına göre, davayı açan mirasçılar dışında başka mirasçılar da bulunmaktadır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“TMK 640/II maddesinde… mirasçıların terekeye el birliği ile sahip olacakları… öngörülmüştür… TMK. mad. 640/IV hükmü, mirasçılardan biri ya da bir kısmının başvurabileceği yasal yolları 'terekedeki hakların korunması' ile sınırlı tutmuştur. Açılan dava… bu nitelikte olmadığı durumlarda ana kural (TMK. mad. 701/II) geçerli olup, bir ya da bir kısım mirasçının istemi, sıfat yokluğundan reddedilecektir.”
“Davacıların kendi mirasçılık paylarını talep yönünden aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
- Karar
Mirasçıların kendi paylarına ilişkin talebini kabul eden karar bozulmuştur.
Emsal Karar 3: İşçinin daha önce istifa ettiği savunması ispatlanamazsa, ölüm nedeniyle mirasçıların kıdem tazminatı hakkı doğar
- Somut Olay
Davacının eşi, güvenlik görevlisi ve ardından arıtma teknikeri olarak çalışmakta iken 12.05.2014 tarihinde vefat etmiştir. Davalı işveren, murisin 16.07.2013 tarihinde kendi el yazısıyla istifa ederek işten ayrıldığını, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanılmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, murisin ölüm tarihine kadar aralıksız çalıştığını ve hizmet akdinin ölümle sona erdiğini tespit ederek davayı kısmen kabul etmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Davacıların murisi… 01/01/2006-12/05/2014 tarihleri arasında… çalıştığı, hizmet akdinin ölüm sebebiyle sona erdiği, 1475 sayılı kanun'un 14. Maddesine göre… mirasçılarının kıdem tazminatına hak kazandıkları, asıl işveren olan davalının alacaklardan sorumlu bulunduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.”
- Karar
Yerel mahkemenin kıdem tazminatını kabul eden kararı, işyeri devri sorumluluğuna ilişkin ayrı bir hesap sorunu dışında esas itibarıyla benimsenmiştir.