Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel olur ve işveren o tarihte temerrüde düşer. Taksitle ödeme ancak işçinin serbest iradesiyle yapılan bir anlaşmayla mümkündür. Ancak işçinin başlangıçta böyle bir anlaşmayı kabul etme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Yasal Dayanak
1475 sayılı İş Kanunu m. 14 kıdem tazminatının geç ödenmesinin sonucunu düzenlemektedir:
“Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.”
Kısmi ödemenin nereye düşüleceği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 100 ile belirlenmektedir:
“Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.”
Birden çok alacak bulunduğunda ise TBK m. 102 uygulanmaktadır:
“Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.”
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Taksitlerden biri ödenmezse tüm alacak için faiz istenebilir
- Somut Olay
Narenciye bahçesinde bekçi, bahçıvan ve şoför olarak yaklaşık on yıl çalışan işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir. İşçi vekili, cevaba cevap dilekçesinde işverenin kıdem tazminatına karşılık toplam 9.000 TL ödediğini kabul etmiştir. Mahkeme bu ödemeyi dikkate almadan hüküm kurmuştur.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir.”
“Borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşma aksi öngörülmemişse, kural olarak, işçinin faiz talebinden vazgeçtiğini kapsar. Ancak, bu sonuç işverenin taksit anlaşmasına uygun hareket etmesine bağlıdır. İşverenin taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde, işçinin faizle ilgili feragati geçersiz hale gelir ve sadece ödenmeyen taksit için değil, tüm alacak için faiz talep hakkı doğacaktır. Bu durumda ödenmiş olan önceki taksitlerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekecektir. Kuşkusuz taksit sözleşmesinin işçinin serbest iradesi ile meydana gelmesi gerekir.”
“1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer.”
- Karar
Mahkeme kararı bozulmuştur.
Emsal Karar 2: İşçinin kabul etmediği on iki aylık taksit planı bağlayıcı değildir
- Somut Olay
Emeklilik nedeniyle ayrılan 137 işçi için işveren, kıdem tazminatının on iki taksitte ve faizsiz ödeneceğini bildirmiş, ilk taksiti ödemiştir. İşçi kalan tutar için icra takibi başlatmış, işveren işçilerin taksit teklifini kabul ettiğini savunarak itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taksit anlaşmasının yazılı delille kanıtlanamadığını, tutarın işverenin kendi düzenlediği bordrodan belirlenebildiğini ve alacağın likit olduğunu kabul ederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmetmiştir.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
- Karar
Bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşveren tarafında sık görülen hata, kıdem tazminatını işçiye danışmadan taksitlendirmek ve yapılan ödemeleri doğrudan anaparadan düşmektir. Fesih tarihinden itibaren faiz işlediğinden, anlaşmaya dayanmayan her taksit önce faizi karşılamakta, anapara borcu beklenenden yüksek kalmaktadır.