Hayır. Mevsimlik işçinin bir sezonun bitişiyle ertesi sezona kadar geçen askı dönemi — yani tarafların iş görme ve ücret ödeme borçlarının geçici olarak durduğu, ancak sözleşmenin sona ermediği süre — fiilen çalışma içermediğinden kıdem süresine dahil edilmez. Kıdem tazminatı, yalnızca fiilen çalışılan mevsimlik dönemlerin toplamı üzerinden hesaplanır.
Yasal Dayanak
1475 sayılı Kanun m. 14 hükmünün ikinci fıkrası şöyledir:
“İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır.”
Bu hüküm, mevsimlik çalışmada kıdemin nasıl toplanacağının temelini oluşturmaktadır: fasılalı (aralıklı) çalışma kıdem hesabını engellemez, ancak hesaba yalnızca fiilen çalışılan süreler girer. Sözleşme mevsim bitiminde feshedilmediği, sadece askıya alındığı için taraflar arasındaki bağ kopmamakta, buna karşılık askı süresi fiilen çalışma olgusu taşımadığından kıdeme eklenmemektedir.
| Durum | Kıdem hesabına etkisi |
|---|---|
| Fiilen çalışılan mevsimlik dönemler | Kıdeme dahildir, sezonlar toplanır |
| Sezonlar arası askı dönemi | Kıdemden sayılmaz |
| Askı döneminde aynı işverenin başka işinde çalıştırılma | Kıdeme dahildir, süreler birleştirilir |
Emsal Kararlar
Emsal Karar 1: Askı süresindeki boşluk kıdeme eklenmez, fiilen çalışılan sezonlar toplanır
- Somut Olay
Davacı işçi, davalı belediyeye ait işyerinde 19.06.1995 tarihinde çalışmaya başlamış, hizmet cetveline göre 2001 yılına kadar her yıl üç yüz gün ve daha kısa sürelerle çalışması devam etmiştir. Davacı, 14.08.2001 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürmüş; davalı ise işçinin işi kendisinin bıraktığını savunmuştur.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Mevsim bitimi ile askıya alınan iş sözleşmesi, tarafların fesih iradesi yok ise feshedilmiş olmaz. Ertesi yıl mevsim başında işe alınmayan işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş sayılır.”
“İşçi mevsimlik işlerde çalışmış ise; mevsimlik çalıştığı sürelerin dikkate alınarak ve bu sürelere göre kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, işçinin askıda geçen süresi, fiilen çalışma olgusunu taşımadığından kıdemden sayılmayacaktır.”
“Ancak işveren farklı olduğundan, işçinin askı dönemine rastlayan kıdemi, mevsimlik olarak çalıştığı işyerindeki kıdemine eklenemez. Eğer mevsimlik işçi, askı süresince aynı işverenin diğer bir işinde çalıştırılıyorsa, bu süreler işçinin kıdemi açısından birleştirilecektir.”
- Karar
Mahkemenin işçinin mevsimlik statüde çalışıp çalışmadığını ve feshin hangi tarafça yapıldığını araştırmadan verdiği karar bozulmuştur.
Emsal Karar 2: İş güvencesi hükümleri askı dönemindeki mevsimlik işçiyi de kapsar
- Somut Olay
Fındık yükleme işinde sezonluk olarak çalışan davacı işçinin sezonu her yıl eylül ayında başlamış, temmuz ayında sona ermiştir. İşçi, aradan on-on beş gün geçtikten sonra işyerine döndüğünde kendisine iş verilmediğini ileri sürmüş; işveren ise işçiyi tanıklar önünde işe davet ettiğini, işçinin gelmediğini savunmuştur. Dosyada ne fesih yazısı ne de işe davet yazısı bulunmaktadır.
- Yargıtay'ın Gerekçesi
“Mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışan işçiler, 4857 sayılı Kanunun 18 inci ve devamı maddelerinde düzenlenen feshin geçerli sebebe dayandırılması… hükümlerinden yararlanırlar… İşveren mevsimlik işçinin iş sözleşmesini, ister fiilen çalışılan dönem, ister askıdaki dönemde olsun, geçerli neden olmadan feshedemeyecektir.”
“İşveren yapılan davete rağmen işçinin askı dönemi sonunda işe başlamadığını savunmuş ise de… davacının işe davet edildiğine dair veya askı döneminin başladığı tarihte kendisine yeni sezonun hangi tarihte başladığına dair bildirim yapıldığı somut verilerle ortaya konmuş değildir.”
- Karar
İş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünü taşıyan işverenin bu yükü yerine getirmediği gözetilmeden verilen ret kararı bozulmuştur.
İspat Bakımından Hazırlanması Gerekenler
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hata
İşverenlerin sık düştüğü hata, sezon başında işçiyi çağırmaksızın sözleşmeyi kendiliğinden sona ermiş saymaktır. Askı hâlindeki sözleşme, taraflardan biri açıkça feshetmedikçe sona ermemekte; işçinin çağrılmaması, geçerli bir sebep gösterilmediği sürece işveren feshi sayılarak kıdem ve ihbar tazminatı doğurmaktadır.