Yargıtay Kararı

İşçi Belirli Yılların İznini İstemişse Tüm Çalışma Süresi Üzerinden Hesap YapılamazYargıtay 22. Hukuk Dairesi - 2016/16320 E. , 2019/14228 K. , 26.06.2019

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Rektörlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, 2004-2011 yılları arasında kullanmadığı altı yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek izin alacağı talep etmiştir. Bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde 09.03.2004-04.04.2015 tarihleri arasında çalıştığı, 190 gün izin hakkı bulunduğu, bu iznin 29 gününü kullandığına dair belge sunulduğu bu sebeple bakiye 161 gün karşılığı izin ücretine hak kazandığı sonucuna varılmış olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı 2004-2011 yılları arasında kullanmadığı altı yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu beyan etmiş olup, davacının bu beyanı dikkate alınmaksızın, talep aşılarak sadece 29 günün mahsubu ile yıllık izin ücreti hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 26.06.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları

#İşçi sadece belirli yılların izin ücretini istemişse mahkeme tüm çalışma süresi için hesap yapabilir mi?

Hayır; davacının beyanıyla sınırladığı dönem aşılarak hesap yapılamaz. Yargıtay 22. HD, 2016/16320 E., 2019/14228 K. sayılı kararında (26.06.2019), davacı 2004-2011 yılları arasında kullanmadığı altı yıllık izin ücretini istediği hâlde, 09.03.2004-04.04.2015 arasındaki tüm çalışma üzerinden 190 gün hesaplanıp 29 günün mahsubuyla 161 güne hükmedilmesini talep aşımı sayarak kararı bozmuştur.

#Kullanılmayan yıllık izin ücreti hangi tarihteki ücret üzerinden hesaplanır?

Sözleşmenin sona erdiği tarihteki son ücret üzerinden hesaplanır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin son ücret üzerinden ödeneceğini hükme bağlamıştır; Yargıtay 22. HD 2016/16320 E. sayılı kararında bu kuralı açıkça tekrarlamıştır. İzin döneminde geçerli olan eski ücret değil, fesih anındaki ücret esas alınır.