Yargıtay Kararı

Müşterinin Bilekliğini Alıkoymak Tanıkla İspatlanabilir; Fesihten Sonra Gönderilen İstifaya Değer VerilmezYargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2025/5638 E. , 2025/7558 K. , 08.10.2025

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/4978 E., 2025/305 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/541 E., 2024/400 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2023-10.05.2023 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, bahse konu sözleşmesi müvekkili tarafından ihbar öneline riayet edilerek ve kendi el yazılı istifa dilekçesi ile sona erdirilmiş olsa da işveren tarafından kötüniyetle 30.04.2023 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) işçinin çıkış kodunu ... "4857 sayılı Kanun Madde 25-II-e İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" olarak tescil ettirildiğini ve müvekkilinin maddi ve manevi hak kaybına uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek müvekkilinin SGK işten çıkış kodunun ... "Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshi (İstifa)" olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında mevcut olan iş ilişkisinin 30.04.2023 tarihinde müvekkili tarafından tek taraflı olarak haklı sebeple sonlandırıldığını, genel uygulama olarak gelen müşterilerden üzerindeki eşyaları uygun bir yere bırakmaları ve seansların sonunda oradan almalarının istendiğini, ancak davacının bu prosedüre uymadan müşteri ..'nin bilekliğini kendisinin aldığını ve seansın yapıldığı odadaki kapaklı masanın üzerine koyduğunu, bilekliği davacı tarafından alınan müşterinin seans bitiminde davacıya bilekliğini sorduğunda ise davacının bilekliği bulamadığını söylediğini, müşterinin iyiniyetli olarak davacıya hatasını telafi etmesi için birçok fırsat verdiğini, her defasında sorduğunu ancak olumsuz yanıt aldığını, bunun üzerine durumun müvekkiline intikal ettiğini ve müvekkilinin davacıya müşterinin bilekliğini görüp görmediğini sorduğunu, görmemiş ise müşterinin zararının müvekkil tarafından karşılanması gerektiğinden ve iş yerinin adının lekelenmesine izin verilemeyeceğinden bahsettiğini, bunun üzerine endişe duyan davacının bilekliği çıkartıp doğrudan müvekkiline verdiğini ve odanın rafında bulduğunu söylediğini, akabinde ise işi bırakacağını ve başka bir ilde çalışacağını söyleyerek yanından ayrıldığını, davacının kusurlu eylemlerini örtbas etmeye çalışarak olayın üstünü kapatmaya çalışması sebebiyle iş sözleşmesinin 30.04.2023 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların anlatımlarından işyerinde müşteriye ait bir adet bilekliğin kaybolduğu anlaşılmakta ise de tanıkların olaya ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığı gibi ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça dosyaya herhangi bir tutanak ya da belge de sunulmadığı, bununla birlikte davacının 10.05.2023 tarihinde istifa dilekçesi sunduğu, istifa dilekçesini kargo ile yollaması sebebiyle işyeri ile kargonun ulaşıp ulaşmadığı gibi hususlarda görüşmeler yaptığı, işyerinde çalıştığı anlaşılan ... isimli personelin kargonun ulaştığını teyit ettiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça davacının hırsızlık yaptığı ortaya konulamadığından istifa dilekçesi ve yazışma içerikleri nazara alınarak işten ayrılış kodunun talep doğrultusunda "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi (03)" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

1. Müşterinin bilekliğinin davacı tarafından yetkisi olmadığı hâlde alındığı ve kendi kendine kaybolmasının fiziken mümkün olmayan bir seans ortamı mevcut olduğundan söz konusu bilekliğin davacı tarafından alıkonulduğunun ortada olduğunu,

2. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere sözde istifa beyanının 10.05.2023 tarihli olduğunu, müvekkilinin ise davacının işten çıkışını bu tarihten 10 gün önce 30.04.2023 tarihinde yaptığını,

3. Davacının istifa etme arzusunu beyan ettikten sonra müvekkilinin kötüniyetli olarak davacının işten çıkış kodunu yanlış göstermesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının SGK'ya bildirilen işten ayrılış kodunun fesih şekline uygun olup olmadığına ve düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II hükmünde ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı hükmün (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki hâller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışlarında işverene fesih imkânı tanınmaktadır.

Dosya içeriğine göre güzellik salonu olarak işletilen davalıya ait işyerinde müşteriye ait bir adet bilekliğin seansa girmeden önce davacı tarafından alınıp rafa konulduğu ve sonrasında kaybolduğu, bilekliğin bulunamaması üzerinde müşteri tarafından davacıdan defaten istendiği, olayın davalıya intikal ettirilmesi üzerine davalı tarafın davacıyla yaptığı konuşma sonucunda davalıya iade edildiği tüm dosya kapsamıyla sabittir. Sözü edilen olayın savcılığa intikal ettirilmemiş olması eylemin niteliğini değiştirmemektedir. Fiilî durum tanık beyanlarıyla ispat edilmiştir. Tutanak ve yazılı delille ispat zorunluluğu bulunmamaktadır. Davalı tarafından yapılan fesih 30.04.2023 tarihli olup haklı nedene dayanmaktadır. Davacının sunduğu istifa dilekçesi ise fesihten on gün sonrasına ait olup işten çıkartıldıktan sonra başka bir ilden kargolanmak suretiyle gönderilmiştir. Fesihten sonraki istifa dilekçesine değer verilerek davacının istifa ederek iş sözleşmesini feshettiğinin kabulü dosya kapsamına uygun değildir. Belirtilen sebeple; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları

#İşveren doğruluk ve bağlılığa aykırılığı tutanak olmadan ispatlayabilir mi?

İspatlayabilir; m.25/II-e kapsamındaki eylemler tanık beyanıyla ispatlanabilir, tutanak veya yazılı delil zorunluluğu bulunmadığı gibi olayın savcılığa intikal ettirilmemiş olması da eylemin niteliğini değiştirmez. Yargıtay 9. HD, 2025/5638 E., 2025/7558 K. sayılı kararında (08.10.2025), müşterinin bilekliğini alıp kaybolduğunu söyleyen ve ancak işverenin devreye girmesiyle iade eden güzellik salonu çalışanının feshini haklı bulmuştur.

#İşten çıkarıldıktan sonra gönderilen istifa dilekçesi fesih şeklini değiştirir mi?

Değiştirmez; işverenin 30.04.2023 tarihli haklı feshinden on gün sonra başka ilden kargoyla gönderilen istifa dilekçesine değer verilerek sözleşmenin istifayla sona erdiği kabul edilemez. 2025/5638 E. sayılı kararda, SGK işten çıkış kodunun istifa (03) olarak düzeltilmesi yönündeki hüküm bu gerekçeyle bozulmuştur.