İşe Başlatmama Tarihindeki Ücretin İspatı İçin Gösterilen Emsal İşçi, İşçiyle Aynı Dönemde Çalışmış OlmalıdırYargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2025/5428 E. , 2025/7479 K. , 07.10.2025
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/350 E., 2022/59 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı taraf nezdinde, işçi statüsü ile hukuk müşaviri sıfatı ile çalıştığını, işten çıkarılmasından sonra işe iade davası açtığını, davacının ... İş Mahkemesinin 2013/722 Esas sayılı dosyası ile işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesinden sonra davacının işe iade talebinin, davalı işverence 12.08.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile reddedildiğini, davacının 30.04.2013 tarihinde işten çıkarıldığını, işe iade kararı gereğince, yasal dört aylık süre eklendiğinde, işten çıkış tarihinin 30.08.2013 olarak kabulü gerektiğini, işe başlatmama tarihi olan 12.08.2015 tarihindeki davacı ile aynı işi yapan emsal işçi ücretine göre davacının haklarının ödenmesi gerektiğini belirterek ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.2012-30.04.2013 tarihleri arasında çalıştığını, geçerli nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, işe iade kararından sonra davacının işe iade talebinin müvekkili Şirket tarafından 12.08.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile reddedildiğini, bunun üzerine davacıya boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının da ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli kararıyla; yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarihli kararı ile; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacının emsal olarak bildirdiği çalışanın emsal işçi olduğu hususunu ispatlayamadığı, işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücreti kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında alınan 13.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacının geçersiz fesih tarihindeki çıplak brüt ücretinin 8.087,60 TL olduğu, bu ücret üzerinden boşta geçen süre ücretine, işe başlatmama tazminatı, yıllık ücretli izin ve ihbar tazminatı hesabı yapıldığı, davacının bilirkişi raporu ile hesaplanan boşta geçen süre ücretinin net 2.797,56 TL, işe başlatmama tazminatının 125.632,02 TL, ihbar tazminatının 20.819,93 TL olduğu, yıllık ücretli izin alacağı konusunda ödenmemiş ücret bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça işe başlatmama tazminatına dair bir kısım ödemelerin yapıldığının beyan edildiği, davalı tarafça dosya kapsamına göre 44.069,91 TL işe başlatmama tazminatı ödemesi yapıldığı, bu tutarın hesaplamadan mahsubunun gerektiği, davacının ödeme mahsup edildiğinde net 81.562,29 TL tutarında işe başlatmama tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece bozma sonrasında verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bozma gerekçesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere ...'nın emsal işçi olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece bozmaya uygun karar verilmediğini, bu çalışanın davacının emsali çalışan olmadığını,
2. Davacının tüm alacaklarının ödendiğini, alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozma gereğinin yerine getirip getirilmediği ve işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücret ile bu tarihteki geniş anlamda ücretin belirlenmesi noktasındadır.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz bozma kararında davacı tarafın işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin tespiti bakımından emsali çalışan olarak ...’nın kabul edildiği, bu çalışanın 17.02.2014 tarihinde davalı işyerinde işe başladığı, davacının iş sözleşmesinin ise 30.04.2013 tarihinde feshedildiği, yani emsal olarak alınan çalışanın davacı ile birlikte çalışmasının bulunmadığı, davacının emsal olarak bildirdiği çalışanın emsal işçi olduğu hususunu ispatlayamadığı, işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücreti kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 13.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda geçersiz fesih tarihindeki çıplak brüt ücretin tespit edildiği ve bu ücret üzerinden dava konusu alacakların hesaplandığı belirtilerek dava dilekçesinde talep edilen miktar ücretinden alacaklar hüküm altına alınmış ise de Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda boşta geçen süre alacağı bakımından geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücrete göre hesaplama yapıldığı, diğer alacaklar bakımından emsal olarak kabul edilen ... isimli çalışanın ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca Mahkemece davacının ücreti, uyulan bozma kararı doğrultusunda kabul edilerek dava konusu alacakların hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçe ile alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları
#Emsal işçi ücreti gösterilerek işe başlatmama tarihindeki daha yüksek ücret talep edilebilir mi?
Ancak emsal gösterilen çalışanın işçiyle aynı dönemde çalışmış olması şartıyla; işçinin çıkışından sonra işe giren kişi emsal alınamaz. Yargıtay 9. HD, 2025/5428 E., 2025/7479 K. sayılı kararında (07.10.2025), sözleşmesi 30.04.2013'te feshedilen hukuk müşavirinin, 17.02.2014'te işe başlayan çalışanı emsal göstermesini ispat için yeterli görmemiş; bu durumda işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin, geçersiz fesih tarihindeki ücret kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
#Aynı davada alacakların bir kısmının fesih tarihi ücretinden, bir kısmının emsal ücretten hesaplanması mümkün müdür?
Hayır; mahkeme uyulan bozma kararı doğrultusunda belirlenen tek ücreti tüm alacaklara esas almalıdır. 9. HD'nin 2025/5428 E. sayılı kararında, bozmaya uyulmasına rağmen bilirkişinin boşta geçen süre ücretini geçersiz fesih tarihindeki ücretten, işe başlatmama tazminatı ile ihbar tazminatını ise emsal kabul edilen çalışanın ücretinden hesaplaması ikinci kez bozma nedeni yapılmıştır.