Yargıtay Kararı

İşçinin Dilekçesinde Bildirdiği Fesih Tarihi Süre Hesabında Kendi Aleyhine Esas AlınırYargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2016/24034 E. , 2017/16266 K. , 19.10.2017

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı ile davalılardan ...-... ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; davacının 13/09/2014 tarihinden itibaren davalılardan ... Gemi İnş. Şirketinin Yalova Tersanesi'nde ki işyerinde çalıştığını ancak iş akdinin 01/08/2015 tarihinde geçerli bir neden gösterilmeksizin ve savunması alınmaksızın feshedildiğini; ... Grubunun aralarında davalı şirketinde bulunduğu ... Gemi Endüstri A.Ş. ve ... A.Ş. olmak üzere üç şirkette çalıştığını; müvekkilinin davalı asıl işveren ... Şirketinde çalışmasına rağmen diğer davalı ...-... Mühendisliğin sigortalısı olarak gösterildiğini; ancak ...-... ...'in ...'nın yönetim hakkına sahip olmaması ve yönetim hakkının tümüyle gerçek işverende olması nedeniyle hukuken işveren niteliğinde olmadığını; iş görme ediminin yerine getirme şekli gibi yönetim hakkı kapsamına giren tüm hususların davalı gerçek işverenin yetkisinde olduğunu; asıl işveren ... Şirketinin müvekkilinin çalıştığı işi alt işverene vermesinin 4857 Sayılı Yasa'nın 2. Maddesine göre hukuken olanaklı olmadığını; mevzuata göre asıl işin bölünerek alt işverene verilebilmesi için işin ve işletmenin gerekleri ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme koşullarının birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu; ... Şirketinin gemi bakım, onarım işi ile iştigal etmekte olup müvekkilinin bu iş kapsamında kaynak işçisi olarak çalıştığını; işin asıl iş olup bu işin alt işverene verilebilmesi için yasanın aradığı koşullarında gerçekleşmediği; müvekkilinin iş sözleşmesinin kuruluşundan itibaren asıl işveren ... Şirketi’nin işçisi olarak kabul edilmesinin gerektiğini iddia ederek, haksız ve hukuka aykırı olarak iş akdi feshedilen müvekkilinin öncelikle asıl işveren bünyesinde, aksi kanaat halinde alt işverende ki işe iadesine; boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık giydirilmiş ücret ve işe iade kararı ile birlikte davalı tarafından tekrar işe başlatılmaması halinde 8 aylık giydirilmiş ücret karşılığı tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalılar Cevabının Özeti:

Davalı ...-... ... vekili; müvekkilinin 3. Boğaz Köprüsü'nün çelik imalat işleri, kaynak işleri ve taşlama işlemlerini yapmak üzere diğer davalı ile anlaştığını, davacı ile de bu işlerin yapımı kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını ve işin tamamlanması ile de iş sözleşmesinin sona erdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Gemi İnş. San. Tic. A.Ş. vekili; diğer davalı ile aralarında alt-asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin üçüncü köprü yapımındaki çelik konstrüksiyon işinin organizasyonu, planlaması ve koordinasyonunu üstlendiğini, söz konusu projenin tüm çelik işlerinin ... tarafından ...: ... .... & ... and SK ... & ... ... ... firmasına verildiğini; çelik imalat, köprünün çelik tahliyelerinin imalat işleri ise ...: ... ... & ... ... tarafından üstlenildiğini, bu işlerden de çelik tahliyelerin imalatı organizasyonu işinin de söz konusu firma ile yapılan ticari işbirliği anlaşması çerçevesinde müvekkili şirket tarafından üstlenilmiş olup, diğer davalı gibi deneyimli alt işveren firmalara verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davalılar arasında alt-asıl işveren ilişkisi bulunduğu ve feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davacının, davalılardan ...-... ... nezdinde işe iadesine karar verilmiş ve işe iadenin mali sonuçlarından her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

D) Temyiz:

Kararı, davacı ve davalılardan ...-... ... vekilleri temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Somut uyuşmazlıkta davacı, iş akdinin 01/08/2015 tarihinde sona erdirildiğini iddia etmiş, davasını ise 09/09/2015 tarihinde açmıştır. Bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM :

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 205,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları

#İşçinin dava dilekçesinde bildirdiği fesih tarihi hak düşürücü süre hesabında esas alınır mı?

Evet; işçi feshin hangi tarihte yapıldığını kendisi bildirmişse süre bu tarihten hesaplanır. Yargıtay 9. HD, 2016/24034 E. sayılı kararında, iş sözleşmesinin 01.08.2015'te feshedildiğini bildiren işçinin 09.09.2015'te açtığı davayı bir aylık hak düşürücü süre geçtiğinden reddetmiştir.

#Hak düşürücü süre geçtikten sonra mahkeme feshin esasını inceleyebilir mi?

Hayır; bir aylık süre hak düşürücü nitelikte ve kamu düzenindendir, mahkemece resen dikkate alınır ve süre geçmişse muvazaa veya feshin geçersizliği iddiaları incelenmeden dava reddedilir. 9. HD 2016/24034 E. sayılı kararı, alt işverenlik iddialarına girmeden davayı bu gerekçeyle sonuçlandırmıştır.