Adet Primi Giydirilmiş Ücrete Dâhildir; Prim Usulüyle Çalışanda Fazla Mesainin Yalnızca Zamlı Kısmı HesaplanırYargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2025/6408 E. , 2025/7867 K. , 15.10.2025
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2415 E., 2025/1177 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/408 E., 2020/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenlikte, 17.12.2015-05.10.2018 tarihleri arasında satış danışmanı sıfatıyla, aylık net 2.000,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, davalı işyerinde, perakende satış danışmanlarına adet primi olarak adlandırılan sistem ile prim ödendiğini, satışı gerçekleştirilen her bir araç için 100,00 Euro prim ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 55,00 Euro'luk kısmı araç satışında elden peşin olarak davacıya ödenmişse de yıl sonunda toplu olarak ödeneceği ifade edilen 45,00 Euro'luk kısımların ödenmediğini, çalışma süresi boyunca ayda ortalama 5 araç satışı gerçekleştirdiğini, araç satışına ilişkin kayıtların tamamı davalı işveren nezdinde bulunduğundan davacı tarafça sunulmasının mümkün olmadığını, kullanmadığı yıllık izin hakkının bulunduğunu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığını, karşılığı ücretin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dosyası ile ödenmeyen prim alacağının da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin ... yetkili bayisi olduğundan, zaman zaman distribütör tarafından gizli müşteri araştırması yapıldığını, davalı Şirkete 2018 Temmuz ve Ağustos aylarında gelen gizli müşterilerin denetim sırasında satış danışmanı olarak davacı ile görüşmeler gerçekleştirdiğini, fakat bu görüşmelerin davacı tarafından sisteme girilmediği gibi denetim sonucu yapılan değerlendirmeler çok düşük olduğundan müvekkili Şirketin puanının da distribütör nezdinde olumsuz olduğunu, düşürüldüğünü, bu hususa ilişkin davacının savunması istenildiğini ve "... Sistemlerin fazlası ile ağır işlemesinden sebep sistemlere müşteriyi bekletmemek açısından giriş yapamadım. işlerin azlığından ve satışların çok düşük olması ve motivasyon eksikliğinden sebep ertesi gün tekrar müşterileri sisteme kayıt edemedim." şeklinde genel geçer ifadeler ile savunma yaptığını, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesinin davalı tarafından derhâl haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacının iddia ettiği fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının mevcut olmadığını, işyerinde çalışma saatlerinin haftanın 5 günü 08.30-18.00 saatleri arasında olduğunu, çay ve yemek molası olduğunu, haftalık 45 saati aşan bir çalışma olmadığını, hafta tatili ile resmî ve dinî bayramlarda da çalışma yapılmadığını, kabul etmemekle birlikte taleplerin zamanaşımına uğradığını, Şirketin teamül hâline gelmiş ve süreklilik arz eden bir prim politikası olmadığı gibi davacının iddia ettiği gibi prim sistemi de bulunmadığını, elden yahut başka bir şekilde prim ödemesi de yapılmadığını, Şirket tarafından ödenen primlerin zaten ücret bordrolarında prim adı altında ödendiğini, çalıştığı süre boyunca hak ettiği primlerin eksiksiz ödendiğini, özlük dosyası ile de görüleceği üzere davacının kıdemi dolayısıyla hak kazandığı yıllık izinlerini kullandığını, davacının davalı Şirketten herhangi bir ücret alacağı da bulunmadığını, tüm ücret ödemelerinin yapıldığını, aksinin kabulü hâlinde takas def'inde bulunarak davacının 2016 yılından itibaren sunulan 7 adet fatura karşılığı davalı Şirkete toplamda 2.110,91 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalıya ait işyerinde 17.12.2015- 05.10.2018 tarihleri arasında çalıştığı, işten ayrılış bildirgesinde çıkış kodunun 29 olarak bildirildiği, gelen müşterilerin sisteme kaydedilmesi şeklindeki eylemin davalı Şirketi zarara uğrattığının sübut bulmadığı, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davacının hizmet süresine göre hak kazandığı 28 gün yıllık izin hakkına istinaden kullanmadığı bakiye 17,5 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, imzasız ücret bordrolarında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil tahakkukları bulunmadığı, davacının prim usulü çalıştığı ve bu şekilde fazla çalışmasının karşılığı normal ücreti ödendiğinden fazla çalışmanın sadece %50 zamlı kısmının hesaplanması gerektiğinden tanık beyanları doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirtilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığı, ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, hesaplamanın tanık beyanları esas alınarak yapılması nedeniyle takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra taleplerinin kısmen kabulüne, davalı tarafın takas mahsup def'ine ilişkin yalnızca fatura ibraz edildiği, deliller arasında ticari defter ve kayıtların bulunmadığı, yasal süre içerisinde bu hususta ispata yarar delil sunulmadığı belirlendiğinden takas mahsup def'i talebinin reddine karar verilip asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava ile ilgili olarak dinlenen tanık beyanları doğrultusunda; davalı işyerinde prim uygulaması olduğu, davacının araç satışı başına 100,00 Euro prim aldığı, dava dışı ... Şirketi tarafından gönderilen belgelerden davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirtilen kadar araç satışı yaptığı, ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığının anlaşıldığı, davacı tarafça ödendiği ikrar edilen miktarın mahsup edildiği, dosya kapsamına uygun 03.04.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının bakiye prim alacağı bulunduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, fesih gerekçesi yapılan hususun haklı neden ağırlığında olmadığı, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep hakkı bulunduğu, Mahkemece kabul edilen temel ücret ve giydirilmiş ücretin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, giydirilmiş ücrete prim eklenmesinde isabetsizlik görülmediği, davalı işverenlikte çalışma gün ve saatini ispata yarar imza föyü, puantaj gibi işçi imzasını içeren yazılı delil sunulmadığından fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacağı yönünden; davacının çalışma koşullarını bilebilecek konumda olan tanık anlatımı ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, tanıklığı sırasında hâlen işverenlikte çalışan davalı işveren tanıklarının beyanına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği, hükme dayanak bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde; tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, davalı takas def'inde bulunmuş ise de koşullarının oluşmadığı, Mahkemece tanıkla ispatlandığı kabul edilen alacaktan, yerleşik uygulama/ içtihat gereği yapılan indirim nedeniyle reddedilen kısım hariç, davada reddedilen miktar bulunmadığı, vekâlet ücretine dair istinaf nedeninin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiğini,
2. Giydirilmiş ücrete prim eklenmesinin hatalı olduğunu, yol ve yemek ücretinin neye göre hesaplandığının belli olmadığını, dinletmek istediği tanıkların dinlenmediğini,
3. Satışa bağlı prim sistemiyle çalışan davacı için ödenen primlerin fazla çalışma alacağını karşılayıp karşılamadığının araştırılması gerektiğini,
4. Tanıkların birlikte çalıştıkları dönemin doğru tespit edilmediğini, davalı tanığı beyanlarının yok sayıldığını, bayram tatillerinin mükerrer hesaplandığını,
5. Takas def'inin dikkate alınması gerektiğini,
6. Reddedilen kısım yönünden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ispatı ve hesabıyla takas defi, prim alacağı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları
#Satış başına ödenen prim kıdem tazminatı hesabına dâhil edilir mi?
Edilir; satış adedine bağlı prim ücretin eki olduğundan tazminat hesabına esas giydirilmiş ücrete eklenir. Yargıtay 9. HD, 2025/6408 E., 2025/7867 K. sayılı kararı (15.10.2025), araç başına 100 Euro adet primi alan satış danışmanı yönünden giydirilmiş ücrete prim eklenmesinde isabetsizlik bulunmadığına hükmetmiştir.
#Prim alan işçinin fazla çalışma ücreti nasıl hesaplanır?
Yalnızca saat ücretinin %50 zamlı kısmı üzerinden hesaplanır; işçi prim usulüyle çalıştığından fazla çalışmanın normal ücret karşılığı zaten ödenmiş sayılır. 2025/6408 E. sayılı kararda bu hesap yöntemi benimsenmiş ve prim ödemesinin fazla çalışma alacağını tümüyle karşıladığı yönündeki işveren itirazı yerinde görülmemiştir.