Yargıtay Kararı

Islah Dilekçesinde Alacak Tutarlarının Yer Değiştirmesi Maddi HatadırYargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2025/1418 E. , 2025/4312 K. , 12.05.2025

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2497 E., 2024/3632 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/279 E., 2024/278 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren davalı ... Başkanlığının (Belediye) işlerini yapmak üzere dava dışı alt işveren ... Ankara Altınpark İşl. Ltd. Şti.nde 01.04.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.04.2003 tarihinden 14.03.2023 tarihine kadar asıl işveren Belediyenin işlerinde çalışmak üzere değişen alt işverenler nezdinde istihdam edildiğini, en son davalı alt işveren ... Ankara Eğitim Sağlık Hizmetleri İnşaat Enerji Gıda Temizlik İthalat İhracat Ticaret AŞ (... Şirketi) bünyesinde çalışırken 14.03.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiğini, davacının hak kazandığı kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, davalıların davacının tüm alacaklarından sorumlu olduklarını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının Ankara Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı bünyesinde çalıştığını, davacının ücret ve özlük haklarının davalı Belediyeden gönderilen ödenekle ödendiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı hak edecek şekilde sonlanmadığını, kıdem tazminatından davalı Belediyenin sorumlu olduğunu, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının davalı ... çalışanı olmadığını, iş sözleşmesinin davalı ... Şirketi ile imzalandığını, davacının bu Şirketin çalışanı olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinde işveren olarak davalı Belediyenin taraf olmadığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Belediye ile hiçbir hukuki bağının bulunmadığını, davalı Belediyenin ihale makamı dahi olmadığını, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını ve tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Belediyeden ihale yoluyla alınan iş kapsamında, dava dışı yüklenici firmalar nezdinde ve en son davalı Şirket bünyesinde toplam 19 yıl 6 ay 12 gün çalıştığı, iş sözleşmesinin 14.03.2023 tarihinde emeklilik sebebi ile sona erdirildiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, yüklenici firmalar nezdinde çalışılan dönem bakımından davalı Belediyenin asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerektiği, davacının ücret bordroları dikkate alınarak temel ücreti ile ücrete eklenecek ödemelerin tespit edildiği, kıdem tazminatı tavanı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve ödenen kıdem tazminatının mahsup edildiği, davacının yıllık izne esas hizmet süresi bakımından 390 gün yıllık izin süresinden kullanılan l40 günün mahsubu ile kalan 250 gün karşılığı yıllık izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş mevzuatında işçilik alacakları yönünden hak düşürücü sürenin öngörülmediği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı, açıkça kısmi dava olarak açıldığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı Belediyenin asıl işveren olarak davacının alacaklarından alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ıslah dilekçesinde kıdem tazminatı için talep edilen tutarın yıllık izin ücreti olarak hesaplanan tutar, yıllık izin ücreti için talep edilen tutarın kıdem tazminatı olarak hesaplanan tutar olduğu, talep kalemlerinin karıştırılmasının maddi hata niteliğinde olduğu, giydirilmiş ücretin bordro ve toplu iş sözleşmesi uyarınca hukuka uygun olarak belirlendiği, hesaplama işyeri belgelerine dayalı olduğundan dava dilekçesinde mutlaka bu yönde talep olmasına gerek bulunmadığı, yıllık izin formlarının ilk kez istinaf aşamasında sunulduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357/1 hükmüne göre istinaf aşamasında yeni delil sunulamayacağı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin fesihle muaccel hâle geleceği, alacakların zamanaşımına uğramadığı, kararın yeterli gerekçeyi taşıdığı İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Sunulan yıllık izin belgeleri değerlendirilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını,

b. Bölge Adliye Mahkemesinin sundukları yıllık izin belgelerine 6100 sayılı Kanun'un 357/1 hükmünü uygulamasının hatalı olduğunu, oysa cevap dilekçesinden itibaren tüm beyan dilekçelerinde yıllık izne dair delil sunulup itiraz edildiğini,

c. Mahkemenin talebi aşarak hüküm kurduğunu, kısmi kabule rağmen tam kabul şeklinde hüküm kurulduğunu,

d. Dava dilekçesinde giydirilmiş ücret talebi bulunmadığı hâlde giydirilmiş ücret hesabı yapıldığını, davacının usule aykırı olarak davasını genişlettiğini,

e. İlk Derece Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi taşımadığını ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Dava süresinde açılmadığından davanın süreden reddi gerektiğini,

b. Davacının müvekkili Belediye nezdinde değil davalı Şirket nezdinde çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili İdarenin ihale makamı olmadığını,

c. Dava dilekçesinde yer alan delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini,

d. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

e. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu,

f. Davacının tüm alacaklarının kendisine ödendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının dava konusu kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı, talep aşımı olup olmadığı, davalıların alacaklardan sorumlu olup olmadıkları, davanın türü, istinaf dilekçesine ekli olarak sunulan yıllık izin belgelerinin dikkate alınıp alınmadığı, ücret tespiti, husumet ve zamanaşımı hususlarına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının ıslah dilekçesinde, bilirkişi raporunda kıdem tazminatı olarak hesaplanan tutarı yıllık izin ücreti, yıllık izin ücreti olarak hesaplanan tutarı kıdem tazminatı olarak belirtmesinin maddi hataya dayalı olduğunun ve davalı ... Şirketinin istinaf dilekçesine ekli olarak sunduğu yıllık izin formlarında belirtilen yıllık izin başlayış ve bitiş tarihlerinin, yargılama aşamasında dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda değerlendirilen yıllık izin takip kartındaki yıllık izin başlayış ve bitiş tarihleriyle aynı olduğunun/örtüştüğünün anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yakın PerspektifKararın Hukuki Sonuçları

#Islah dilekçesinde kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti tutarları karışmışsa talep geçersiz olur mu?

Hayır; bu maddi hataya dayalı bir yanlışlık sayılır ve talebin özünü değiştirmez. Yargıtay 9. HD, 2025/1418 E., 2025/4312 K. sayılı kararıyla (12.05.2025), davacının ıslah dilekçesinde bilirkişi raporunda kıdem tazminatı olarak hesaplanan tutarı yıllık izin ücreti, yıllık izin ücreti olarak hesaplananı ise kıdem tazminatı olarak belirtmesini maddi hata kabul eden hükmü onamıştır.

#İstinaf dilekçesine ekli olarak sunulan yıllık izin belgeleri dikkate alınır mı?

Dosyada zaten değerlendirilmiş kayıtlarla örtüşüyorsa sonuca etkili olmaz. 2025/1418 E., 2025/4312 K. sayılı kararda, davalı şirketin istinaf dilekçesine eklediği izin formlarındaki başlayış ve bitiş tarihlerinin yargılama aşamasında sunulan ve bilirkişi raporunda değerlendirilen yıllık izin takip kartındaki tarihlerle aynı olduğu saptanarak temyiz itirazları reddedilmiştir.